Avrupa Birliği ve Sivil Toplum
Güncelleme Tarihi 23.06.2010
Etiketler:
makale
Sunay Demircan
Ademoğlunun ilk sivil toplum deneyimi, tanrısal inançların doğmasıyla birlikte başladı diye düşünürüm. Ateşi bulup, tapanlar ve dumandan gözü yananlar iki ayrı partiyi oluşturmuş olamazlar mıydı? Ya da bitip tükenmek bilmeyen göçlerde, kabilenin arkasında, kilometreler boyu çocuklarını taşıyan kadınların, önde homur homur yürüyen erkeklere karşı örgütlenmediklerini kim söyleyebilir ki? Ateşe, güneşe, toteme tapan gruplar, derken tek tanrılı dinler... İnsanlık tarihinde en güçlü ve de köklü örgütsel modellerin dinsel kökenli olduğunu gönül rahatlığıyla savunabiliriz sanıyorum.





