Birlikte
STÖ Yardım Masası
Bilgiye Erişim, Danışmanlık ve Aktif Yardım Projesi
Film Köşesi
Facebook Twitter

Kadınların vicdani ret ilanı entelektüel faaliyet mi?

Güncelleme Tarihi 23.11.2010
Etiketler: röportaj

"Vicdani ret entelektüel bir faaliyet değildir, bir sivil itaatsizlik eylemidir. Bana dayatılan yasalara ve bu yasalarla yapılmak istenilene karşı durmaktır, sonuçlarını göze alarak inandığımın mücadelesini sürdürmektir. Kadın vicdani retleri zorunlu askerliğe dair bir yasal yükümlülüğe tabii değilmiş gibi gözükseler de "halkı askerlikten soğutma" içeriği nedeniyle düşünce suçu kapsamındadır. Vicdani reddin bir sivil itaatsizlik eylemi olarak kalabilmesi için mücadele ettiği yasaya karşı suç unsuru içermesi değiştirilmemelidir. Yani açıklamalar devletin tabiriyle halkı askerlikten soğutmalıdır"
"Zorunlu askerliğe tabii olunmadığı için bunu reddedemezsin anlayışı oradaki eril sistemin yansımasıdır" diyen Türkiye’deki ilk kadın vicdani retçilerden Hilal Demir'le yapılan söyleşi:

Türkiye’deki ilk kadın vicdani retçilerden Hilal Demir, vicdani reddin bir sivil itaatsizlik eylemi olduğunu belirterek, “Entelektüel bir uğraş değildir” diyor. Demir, kadın retçilerin açıklamalarıyla ilgili olarak, “Vicdani reddin bir sivil itaatsizlik eylemi olarak kalabilmesi için mücadele ettiği yasaya karşı suç unsuru içermesi değiştirilmemelidir. Yani açıklamalar devletin tabiriyle halkı askerlikten soğutmalıdır” değerlendirmesini yapıyor. Demir ayrıca, ret ilanlarının muhatabın yüzüne karşı yapılmasının da önemli olduğunu belirtiyor.

Türkiye’de son günlerde çeşitli e-gruplar üzerinden kadınlar, vicdani retçi olduklarını deklere eden açıklamalar yayınlıyor. Vicdani ret hareketinin gelişimi bakımından kadınların reddini ilan etmesi önemli. Ancak, “bu açıklama biçimleri vicdani ret hareketinin amaçlarıyla ne kadar örtüşüyor? Sivil itaatsizlik eylemi olan vicdani reddi, bir entelektüel uğraşa mı dönüştürüyor?” soruları yanıt bekliyor. ANF bu soruları, İnci Ağlagül’den sonra Türkiye’de vicdani reddini açıklayan ikinci kadın olan Hilal Demir’e sordu.

* Türkiye'de kadınlar zorunlu askerlik uygulamasına tabi değil... Ancak kadınlar da vicdani retçi olduklarını deklere ediyorlar... Hangi nedenlerle vicdani ret tutumunu ilan ediyor kadınlar?

- Zorunlu askerlik yalnızca "yurdun müdafaasına" yönelik bir uygulama değil, aynı zamanda erkeklerin ve kadınların devletle arasındaki vatandaşlık ilişkisini belirleyen - ve kadınlar asker olmadığı için farklılaştıran- bir uygulamadır. Zorunlu askerliğin bu boyutunu işin içine katınca kadın vicdani reddinin sırf bir red deklarasyonu olmadığı boyutunu kavramaya başlarız. Kadın retleri; zorunlu askerlik ile örülen patriyarkal sistemi, kadının pasif bir öğe olarak korunması mitini, uğradığı şiddeti karşısına alarak bütün bunlara meydan okur. Kadın retlerini anlamaya çalışırken bazı noktalar gözden kaçırılmamalıdır. Bu noktalardan benim için en önemlisi zorunlu askerliğe tabii olunmadığı için bunu reddedemezsin anlayışı oradaki eril sistemin yansımasıdır. Çünkü sana ancak söz verilirse konuşabilirsin ya da seni zaten muhatabım olarak almıyorumdur ve benim o kurum tarafından muhatap alınmama ihtiyacım olmadığı gibi askerlik kurumunu bir 18 aylık dönem olarak değil, sosyal ilişkilerimizi belirleyen bir yapı olarak okuyabildiğim için buna karşı kendi sözümü dillendiriyorum ve deklarasyonumla her aşamasında da eril olan bu oyunu bozuyorum. Kadınların duruşu çok anlamlıdır. Bir kadın, bir anne, bir barış yanlısı, bir anti-militarist ve bir insan olarak orduları, onların yol açtığı ve katıldığı bütün savaşları, silahlanmayı ve her türlü silahı ve bir bütün olarak şiddeti reddetmektir.

ERKEK ERKEĞE OLAN HAREKETE FEMİNİZM KAZANDIRMAK

* Sizin ret gerekçeleriniz nelerdi?


- Ben reddimi ilk kadın açıklamasından -İnci Ağlagül- sonra yaptım, yani henüz kadın açıklamaları bu kadar görünür olmamışken. O zaman iki nedenim vardı, birisi erkek-erkeğe dönmeye başlayan kendi vicdani ret hareketimize yeniden bir feminist çerçeve kazandırmak, ikincisi de malum militarizm eleştirisiydi.

* Kadın vicdani retçi olarak Türkiye'nin bugünkü siyasal gündeminde talebinizi nasıl somutluyorsunuz?

- Kadın bir retçi olarak bugün ya da her zaman talebim, içinde yaşadığımız militarist kültürün dönüştürülerek eşitlikçi, anti-seksist, anti-homofobik kısacası laf olarak değil de yaşadığımız gerçek bir özgür dünya yaratmak. Tabii böyle söyleyince içinde yaşadığımız sistemin kokuşmuşluğundan dolayı kulağa bir ütopya olarak geliyor lakin değil.. Kadın reddi veya erkek retleri bu yolda küçük bir adım. Redler ile ne kazanılabilir diye değiştirirsek soruyu, öncelikle askerlik kurumunun kaldırılması, bu kurumun kaldırılmasıyla birlikte toplumsal yapıyı anti-seksist ve toplumsal cinsiyet rolleri açısından eşitlikçi bir tabandan yeniden yükseltmek.

* Bir rakam var mı elinizde, Türkiye'de kaç kadın retçi var?

- Sanırım 27 civarında lakin son dönem maillerle gelen açıklamaları katmadım, orada da bir 10 kadar açıklama geçti yanılmıyorsam.

SİVİL ÖLÜM

* Erkekler için vicdani ret tutumu askere gitmeme sorumluluğu yüklüyor... Kadınlara bir sorumluluk yüklüyor mu?


- Erkeklere yüklediği askere gitmeme sorumluluğu değil, zaten açıklamalarını yapmalarının nedenlerinden biri tahakkümsüzce yaşayarak, öldürmeyi reddettikleri için askerlik kurumuna katılmayacaklarını beyan ediyorlar, bu durumda askerliğe çağrıldıklarında gitmiyorlar ve TC tarafından vicdani red konusunda herhangi bir yasal adım atılmadığı için kaçak durumuna düşüyorlar, bu yüzden de kaçak olarak yaşamak zorunda kalıyorlar. Biliyoruz ki, asker kaçakları Türkiye'de iş, evlilik gibi mevzularda sıkıntı çekiyorlar. İnsan hakları mahkemesi bunu "sivil ölüm" olarak adlandırmıştı.

Kadınlar için açıklama yaptıklarında durum ne oluyor sorusunun cevabı ise, kadınlar da erkeklerin açıklamalarında bulunan, aynı derecede Türk yasalarınca suç teşkil edebilecek ifadeler kullanıyorlar. Lakin bugüne kadar herhangi bir kadın açıklamasından dolayı yargılanmadı. Aslında bugüne kadar ilk erkek vicdani retçiler dışında -Osman Murat Ülke, Vedat Zincir- kimse açıklamalarından dolayı yargılanmadı. Hücreye atılan erkek vicdani retçiler "kaçak" pozisyonuna düşürüldükleri için bu durumla karşı karşıyalar ve tabii ki içerde vicdani ret tavırlarını sergiliyorlar ve yine AİHM'e rağmen TC'nin bu konuda herhangi bir düzenlemeye gitmemesinin sonucu olarak ne kadar süreceği belirsiz bir yargılama ve işkence sürecine maruz bırakılıyorlar.

* Çeşitli e-gruplar üzerinden bugünlerde kadınlar vicdani retlerini açıklıyorlar. Bu şekilde mi deklere ediliyor vicdani retler ya da bunun standart bir yolu var mı?

- Tabii ki bana göre hepimiz farklı olduğumuz için hiç bir şeyin standardı olamaz ama vicdani ret açıklamalarının vicdani ret hareketine katkıları ve toplumsal dönüşüm için kullanabileceğimiz araçlar olduğu için bu açıklamaları muhatabının -bu durumda Türk ordusu ve devleti oluyor- yüzüne yapmayı ve yaratacağı tepkileri kullanmayı ben stratejik buluyorum. Kadın reddi ya da erkek reddi olsun benim için kritik nokta vicdani ret eylemi bir sivil itaatsizlik eylemi olduğu için yani yasaların sana dayattığı bir yükümlülüğü vicdani gerekçelerle reddetmek olduğu için, bu yasalara değen hatta o yasaları bilinçli olarak çiğneyen unsurlar barındırması gerekliliğidir, tıpkı savaş vergisi ödemeyi reddettiğinizde vergi cezası almayı göze alarak bunun yasal mücadelesini de vermek gibi.

DAYATILAN YASALARA KARŞI DURMAK

* Son tartışmaları takip ettiğimde, kadınların vicdani ret ilanının "entelektüel bir faaliyet" haline dönüştüğünü görüyorum. Vicdani ret, entelektüel bir faaliyet mi ya da bu kapsamdan çıkarmanın yolu var mı?


- Vicdani ret entelektüel bir faaliyet değildir, bir sivil itaatsizlik eylemidir. Bana dayatılan yasalara ve bu yasalarla yapılmak istenilene karşı durmaktır, sonuçlarını göze alarak inandığımın mücadelesini sürdürmektir. Kadın vicdani retleri zorunlu askerliğe dair bir yasal yükümlülüğe tabii değilmiş gibi gözükseler de "halkı askerlikten soğutma" içeriği nedeniyle düşünce suçu kapsamındadır. Vicdani reddin bir sivil itaatsizlik eylemi olarak kalabilmesi için mücadele ettiği yasaya karşı suç unsuru içermesi değiştirilmemelidir. Yani açıklamalar devletin tabiriyle halkı askerlikten soğutmalıdır.

* Dünyadan örnekler var mı, kadın vicdani retçiler hareketi şeklinde....

- Dünyada örnekler tabii ki var ama bir kadın retçiler hareketi tabii ki yok, tabii ki yok diyorum çünkü kadınların zorunlu askerliğe tabii oldukları ülkelerde bile görünürlüğü çok az yani bir hareketten ziyade önce görünür olmaya çabalıyoruz. İsrail'de kadınlar da zorunlu askerliğe tabii ve birçok kadın retçi var, Eritre, Kolombiya, ABD, Venezüella, Güney Kore kadın retçilerin bulunduğu diğer ülkeler. Bu çok sayıda olmayan kadın retçileri görünür kılmak amacıyla Uluslararası Savaş Karşıtları (WRI) geçtiğimiz nisan ayında "Kadın Retçiler Antolojisi" adında bir kitap çıkardı. Kitapta Türkiye'deki kadın retçi olma durumu da yer alıyor. Kitaba ulaşmak http://wri-irg.org/taxonomy/term/273 adresinden de ulaşabilirsiniz.

ANF NEWS AGENCY

Paylaş
Bu web sitesi, STGM tarafından yürütülen ve Avrupa Birliği tarafından desteklenen Etkin Katılım İçin Sivil Toplumun Gelişimi projesi kapsamında yayın yapmaktadır.
Web sitesinin Avrupa Birliği'nin resmi görüşlerini yansıttığı düşünülmemelidir.