Birlikte
STÖ Yardım Masası
Bilgiye Erişim, Danışmanlık ve Aktif Yardım Projesi
Film Köşesi
Facebook Twitter

Engelli Kadınlar Kendi Medyasının Peşinde

Güncelleme Tarihi 27.09.2018

Engelli kadınlar tarafından kurulan Engelsiz Kadın Haber Ağı (EKHA) kendi medyasını yaratmak, kendi muhabirlerini/editörlerini yetiştirmek için yola çıktı. Hedefler arasında engelliler arasında toplumsal cinsiyet odaklı eleştirel medya okuryazarlığını yaygınlaştırmak da var.

Altı Nokta Körler Derneği Kadın Meclisi’nin girişimi ve İsveç Başkonsolosluğu’nun desteğiyle yayın hayatına başlayan başlayan Engelsiz Kadın Haber Ağı, Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği’nin işbirliğiyle büyümeye ve daha fazla engelli kadına ulaşmaya çalışıyor.  Kendi medyasını kuran ve en önemlisi toplumsal cinsiyet perspektifiyle habercilik yapmak üzere yola çıkan kadınlar, engelli kadınların potansiyelini de görünür kılmaya çalışıyor. EKHA'da habercilik eğitimi alan, hak temelli eğitimler düzenleyen ve kendi hayatlarını dönüştürmek üzere yola düşen bu kadınlar temas ettikleri herkesi de değişime çağırıyor.

Journo'dan Ezgi Karataş'ın haberi şöyle; 

Engelli hareketi eril ve hiyerarşik’

Altı Nokta Kadın Meclisi’nde yer alan kadınlarla birlikte projeyi geliştiren isimlerden biri olan Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği’nden Selen Doğan, projenin doğuşunu “Engelli kadınların ve kız çocukların ihtiyaçlarını, beklentilerini, sorunlarını, başarılarını ve dayanışmalarını genel engelliler gündeminde kaybolmadan, toplumsal cinsiyet perspektifinden görünür kılacak bir çaba gerekliydi”diye anlatıyor. Uzun yıllar toplumsal cinsiyet ve medya temalı çalışmalarda yer alan Doğan; engelli hareketinin, hak hareketleri içinde en eril ve en hiyerarşik alanlardan biri olduğunu vurgularken “Engelli kadın toplumundaki potansiyelin medya içeriği üretmede de kullanılabilir hâle gelmesi lazım” diye konuşuyor. Medyanın eşitlik yönünde değişim için önemli bir araç olduğunu söyleyen Doğan, “EKHA’nın da arka planında engelli kadınların yaşamın her alanında güçlenmesi ilkesi var” diyor.

EKHA’da üretilen haberlerin savunuculuk aracı olduğunu belirten Doğan, yayınlanan her röportajın kadınların sözünün dolaşıma girmesi anlamına geldiğini anlatıyor. “Hak temelli medya çalışmalarında, üretilmiş her içerik bir açık ihbardır” diyen Doğan bunu şöyle örnekliyor:

“İşitme engelli hamile kadınların, sağlık personeli işaret dili bilmediği için, kendisi istemese bile sezaryene yönlendirilmesi konusunu habere taşıyorsak bu, sağlık sisteminde Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi gereği ‘makul düzenleme’ yapılmadığını ama bunun bir yükümlülük olduğunu kamuoyuna duyurmak içindir. Bu aynı zamanda, Türkiye’de resmi dil statüsünde olan işaret dilini bilmemenin kamusal hizmetlerin bir ‘engeli’ olduğu anlamına da gelir.”

‘Acıma hissinden vazgeçilmeli’

Alternatif medyanın özgür bir alan yarattığını, engellilerin sesini ve haberlerini duyurmada başarılı olduğunu söyleyen EKHA web editörü Berna Köse, “Ana akım medyada engelli bireylere ilişkin haberler daha çok mağduriyet ve acıma duyguları çerçevesinde oluşturuluyor; ancak biz EKHA’da engelli kadınların güçlü ve başarılı yanlarının ‘da’ olduğunu göstermeye çalışıyoruz” diye konuşuyor.

EKHA’da en büyük hedeflerinin medyada engellilerin sunulma biçimini değiştirmek olduğunu anlatan Köse, “Kısa bir sürede mümkün olmaz belki ama bu tür haberciliğe bir alternatif de olduğunu göstermek istiyoruz” diyor.

Engelliler hakkında yazılan haberlerde mağduriyet ve acıma hissinden vazgeçilmesi gerektiğini vurgulayan Köse, her insanın çok boyutlu olduğunu hatırlatarak bunun haber yazarken unutulmaması gerektiğini vurguluyor: “Engelli bireyler sadece otobüse binemedikleri için haberleştirilmemeli. O birey sadece ‘otobüse binemeyen engelli’ değil. Belki bir sosyoloji mezunu ve yüksek lisans tezine sahip. Belki de hayvanların sokakta susuz kalmaması için uğraşan biri aynı zamanda. Belki bağlama çalmayı da çok seviyordur.”

‘Haberci engellileri yok sayan düzenlemenin hesabını sormalı’

Engellilerin medyadaki temsilinde başarı hikâyesi anlatmanın da dikkat gerektirdiğine işaret eden Doğan ise, “Bir engelli bireyin türlü zorluklara rağmen hukuk fakültesinden başarıyla mezun olması haber değildir. Habercinin asıl yapması gereken, o zorlukların ne olduğunu ortaya çıkarmak, engelli bir bireyin niçin bunlarla baş etmek zorunda kaldığını sorgulamaktır. Engellileri hesaba katmayan düzenlemelerin hesabını sormaktır” diyor.

Gazetecilikte en büyük günahın cinsiyetçi, ırkçı, türcü, homofobik dil olduğunu söyleyen Doğan şöyle konuşuyor: “Haberini yaptığınız her alanı, kavramlarına ve hassasiyetlerine hâkim olacak denli tanımanız mümkün olmayabilir, ama temelde bir hak bakış açınız varsa ihmâl edilmiş toplulukları yaralamazsınız. Klişelere, önyargılara, kelime oyunlarına yüz vermezsiniz.”

Engellilerden ve kadınlardan görüş almak şart

Haber yaparken engellilerden görüş almanın, alanının uzmanları arasında varsa engellilere, kadınlara öncelikli söz vermenin hak temelli haberciliğin gereği olduğunu vurgulayan Doğan, bunun güçlendirici ve katılım hakkını gözeten bir tutum olduğunu söylüyor.

Engelli kadınların cinsiyetsizleştirilmesinin en yaygın yanlışlardan biri olduğunu da hatırlatan Doğan, “Duyarsınız, ‘kadını, yaşlısı, çocuğu olmaz, engelli engellidir’ derler. Değildir! Kadın olmaktan kaynaklı her sorun engelli kadın için de geçerlidir ve bu çerçevede çözülmesi gerekir. Haberci ‘evde oturmuş yardım ve merhamet bekleyen engelli’ klişesiyle yola çıkarsa yapacağı haber, engellileri daha da görünmezleştirir ve suistimale daha açık hale getirir.”

‘Engelli kadınların muhabir ve editör olmasının önünde engel yok’

EKHA, kadın konularına duyarlı ve engelli gündemiyle ilgilenen tüm kadınların katkısına açık bir oluşum. Projeye danışmanlık yapan ve muhabir eğitimlerini yürüten Doğan, haberciliğe ilgi duyan engelli kadınların muhabir ve editör olmasının önünde engel olmadığını söylerken, kadın engelli bireylerin yaşlarına ve eğitim durumlarına bakılmaksızın muhabir ve editör olarak çalışabilmeleri için gerekli bilgi altyapısını sağladıklarını anlatıyor.

“Haber ağına herkes istediği şekilde destek olabilir” diyen Köse bunu şöyle anlatıyor: “Örneğin, görme engelli muhabirlerimiz var. Bu arkadaşlarımız haber yazdıktan sonra habere uygun görseli seçmeleri için arkadaşlarından destek alıyorlar. Hatta betimlemesini yapıp gönderebiliyorlar.”

‘Farklı engel gruplarının diğer engel gruplarını tanımadığını fark ettik’

Projenin fikir üretiminde yer alan isimlerden biri olan Şule Sepin, çalışmaların arama toplantılarıyla başladığını anlatırken, bu toplantılara katılan engelli kadınların kendilerine yol açtığını söylüyor. “Toplantılarda farklı engel gruplarının diğer grupları tanımadığını ve onlarla ilgili konularda yeterince bilgi sahibi olmadıklarını fark ettik” diye konuşan Sepin,eğitimlerin toplantılardaki izlenimlere göre planlandığını söylüyor. Muhabirlik eğitimlerine katılan kadınların toplantılar sonrasında yavaş yavaş haber yapmaya başladığını anlatan Sepin, “İlk başta ne yazık ki kendilerine yeteri kadar güvenmiyorlar ve bir şey yapamayacaklarını düşünüyorlar. Bir whatsapp grubu kurduk ve burada kendi yaşamlarından bir örnek verdiklerinde, ‘bunu haber yapabilirsiniz’ diyerek onları yönlendirmeye çalışıyoruz” diyor. Sepin, kadınlar kendi üretimlerini fark ettiklerinde çok mutlu olduğunu söylerken, “Haberi yayınlanan kadınlar hem eğitimlere daha istekle katılıyorlar hem de haber yapmak için daha da istekli oluyor”diye konuşuyor.

Kaynak: Journo

 

Paylaş
Bu web sitesi, STGM tarafından yürütülen ve Avrupa Birliği tarafından desteklenen Etkin Katılım İçin Sivil Toplumun Gelişimi projesi kapsamında yayın yapmaktadır.
Web sitesinin Avrupa Birliği'nin resmi görüşlerini yansıttığı düşünülmemelidir.