TechSoupTR
Arama
Birlikte
Destek Noktası
Video Köşesi
Facebook Twitter Linkedin Instagram Youtube

Pandemi Yoksulluğu Daha da Derinleştirdi

Güncelleme Tarihi 01.06.2020

Koronavirüs krizinden en fazla etkilenen kırılgan grupları, salgından nasıl etkilendiklerini ve alınan önlemleri Kalkınma Atölyesi'nden Ertan Karabıyık ile konuştuk. 

Koronavirüs krizi tüm dünyayı, her yaştan ve her sosyo-ekonomik düzeyden insanı etkiliyor. Ancak salgından en fazla etkilenen grupların geçimini sokaktan kazananlar, evsizler, göçmenler, mülteciler, mevsimlik tarım işçileri gibi yoksulluğu en derinden yaşayanlar olduğu ve krizin ise var olan sorunları derinleştirdiği biliniyor.
 
Salgının ilk gününden itibaren "evde kal" çağrıları yapılırken toplumun bu kesiminden yükselen ses ise "evde kalamıyoruz" oldu. Kalkınma Atölyesi’nden Ertan Karabıyık, evdekal çağrısının sürecin iyi yönetilmesi ve hastalığın etkisinin azaltılması için gerekliği olduğunu söylerken, evde kalamayanların ise toplumun en alt kesiminde, çalışmak zorunda olan, günlük para kazanmak zorunda olan kişiler olduğunu söylüyor.
 
 
Gündelik ücretlerle çalışan göçmenlerin pandemiyle birlikte işlerini kaybettiğini ve hali hazırda yaşadıkları zorlukların daha da arttığını vurgulayan Karabıyık, mevsimlik gezici tarım işçilerine özel önlemler alınması gerektiğini de söyledi. Karabıyık, alandan aldıkları bilgilere göre işçilerin virüsten haberdar olduklarını ama tedbirlerle ilgili yeterli bilgi alamadıklarından endişe ettiğini söyledi ve tarımsal üretim süreçlerinin önemli emek gücü olan mevsimlik işçilere özel önlemler alınmazsa gıda üretiminin salgından  etkilenebileceğine dikkat çekti.
 
Karabıyık, yoksulluğu en derinden yaşayan kişilerin ancak kazandıkları zaman geçinebildiğini ve bu kazancın ise temel ihtiyaçları ancak karşıladığını aktarırken, “Bu kişilerin para kazanamadıkları zaman ne yapacaklarına dair bir fikrimiz yok. Ancak açlık, çok zor durumda kalma halleri yaşanacak bunu biliyoruz” diye konuştu. 
Paylaş
Bu web sitesi Avrupa Birliğinin maddi desteği ile oluşturulmuştur ve sürdürülmektedir. İçerik tamamıyla Sivil Toplum Geliştirme Merkezi Derneği'nin sorumluluğu altındadır ve Avrupa Birliğinin görüşlerini yansıtmak zorunda değildir.