TechSoupTR
Arama
Birlikte
Destek Noktası
Video Köşesi
Facebook Twitter Linkedin Instagram Youtube

Türkiye Psikiyatri Derneği: Damgalamamak için Kişileri Covid-19 ile Tanımlamayın

Güncelleme Tarihi 27.03.2020
 
Türkiye Psikiyatri Derneği, koronavirüs salgını nedeniyle bir açıklama yayınlayarak, COVİD-19 pandemisi nedeniyle tedavi gören kişilere "kurban" ya da "hastalıklı" gibi ifadelerle damgalama yapılmaması gerektiğini söyledi. 
 
Türkiye Psikiyatri Derneği, "Hastalığı olan kişilere 'Covid-19 vakaları', 'kurbanlar' 'Covid-19 aileleri' veya 'hastalıklı' diye atıfta bulunmayın. Onlar 'Covid-19 olan insanlar', 'Covid-19 için tedavi gören insanlar', 'Covid-19'dan iyileşmekte olan insanlar'" dedi.
 
#COVID19 ve Damgalanma" başlığı taşıyan açıklamada, "Salgına karşı diğerlerinin de iyilik halini gözeterek dayanışma içinde mücadele etmeyi öneriyoruz" denildi. Medya da dahil olmak üzere tüm iletişim kanallarında, insanlara saygı duyan ve onları güçlendiren bir 'önce insan' dilini öneriyoruz." denirken medyada kullanılan kelimelerin özellikle önemli olduğu, bunların yeni COVID-19 ile ilgili popüler dili ve iletişimi şekillendireceği not edildi.  
 
Dernek, koronavirüsün "günah keçileri" diye tanımladığı ve olası damgalamaya maruz kalabilecek kesimleri yaşlılar, Çinliler, Avrupalılar ve yabancılar, yurtdışından dönenler, hastalar, hasta yakınları,iyileşenler ve sağlık çalışanları olarak sıralarken, damgalamanın önüne geçilmesi için halka, sağlık çalışanlarına, hükümete ve medyaya "yapmaları ve yapmamaları gerenler" konusunda tavsiye verildi. 
 
Seneca'nın "Aynı denizin dalgası, aynı ağacın yaprağı, aynı bahçenin çiçeğiyiz" alıntısına da yer verilen açıklamada "COVİD-19, ırk, milliyet veya etnik köken tanımaz. COVID-19 hakkında doğru bilgileri paylaşarak damgalama ile mücadele edin." denildi. 
 
 
Damgalama kişileri yalnızlaştırabilir ve ruhsal hastalıkları tetikleyebilir
 
Türkiye Psikiyatri Derneği açıklamasında, damgalanan insanların  toplumun dışlayıcı tutumuyla karşılaşmasının kişileri yalnızlığa iterek içine kapanmasına sebep olacağı, yine  kaygı belirtileri, sosyal içe çekilme, karamsarlık, umutsuzluk, yetersizlik, çaresizlik, suçluluk gibi düşüncelerin de ruhsal hastalıkları tetikleyebileceği belirtti. 
 
Koronavirüs hakkında konuşurken, bazı kelimelerin (şüpheli vaka, izolasyon vb.) ve söylemin insanlar için olumsuz bir anlam taşıyabileceği ve damgalama tutumlarını besleyebileceği de paylaşılırken, şu öneriler sıralandı. 
  • Öncelikle; Hastalığı olan kişilere 'Covid-19 vakaları', 'kurbanlar' 'Covid-19 aileleri' veya 'hastalıklı' diye atıfta bulunmayın. Onlar 'Covid-19 olan insanlar', 'Covid-19 için tedavi gören insanlar', 'Covid-19'dan iyileşmekte olan insanlar'. Covid-19 hastalıkları iyileşince hayatları işleri, aileleri ve sevdikleriyle devam edecek. Damgalamayı azaltmak için kişilerin Covid-19 ile tanımlanan bir kimliğe sahip olmaması önemlidir.
  • Bilmeliyiz ki; Covid-19, birçok coğrafi bölgede, birçok ülkeden insanı etkilemiştir ve etkileyecektir. Onu herhangi bir etnik kökene veya ülkeye bağlamayın. Etkilenen herkese, hangi ülkeden olursa olsun anlayışlı ve destek olun. Covid-19 tarafından etkilenen kişiler yanlış bir şey yapmadılar.
Türkiye Psikiyatri Derneği'nin hazırladığı bilgilendirme metninin tamamına buradan ulaşabilirsiniz. 
Paylaş
Bu web sitesi Avrupa Birliğinin maddi desteği ile oluşturulmuştur ve sürdürülmektedir. İçerik tamamıyla Sivil Toplum Geliştirme Merkezi Derneği'nin sorumluluğu altındadır ve Avrupa Birliğinin görüşlerini yansıtmak zorunda değildir.