Ana içeriğe atla
Image
Değişim
15.Ara.2021
Share
Hızla değişen bir dünyaya ayak uydurmaya çalışıyoruz. İş yaşamımıza her gün yeni bir kavram, yeni bir yöntem, yeni araç giriyor. Diğerlerinin gerisinde kalmamak için öğrenilmesi gereken ne çok bilgi var… Değişen sosyalleşme biçimlerine ayak uydurmaya çalışıyoruz. Ortaklaşmak için deneyimlenmesi gereken etkinlikler, abone olunması gereken servisler, takip edilmesi gereken trendler ne çok! 

Madem ki değişim istiyoruz, daha güçlü olmalıyız!

Teknoloji ne çok çığır açıyor! Çalışma masamızda, mutfak tezgahımızda, cüzdan cebimizde, kulaklarımız arasında bir bakmışsınız yeni bir teknoloji harikası belirivermiş. Kütüphanelerdeki kitapların yerine kullanma kılavuzları göz dikiyor… İnternetle başlayan iletişim teknolojilerindeki büyük sıçrama, çevrimiçiyle kamerayı buluşturan akıllı telefonların yaygınlaşmasıyla yavaş yavaş gündelik hayatın bütün mecralarının içinden geçiyor. Yıllar önce Y. Türker yazmıştı: “İnsan nicedir klavyeli bir mutlak”, ekranlar büyüyüp klavyeleri yutarken, hologramlı tasarımlar ekranları doldururken hala aynı fikirde mi acaba? Belki de insan nicedir “veridoğuran” bir mutlak! 

Hepimizin her an ürettiği veriler, bir iktidar öznesi ya da onun aracı olarak "veridoğuranı" tahakküm altına alıyor. Veridoğuranın, verinesnesi olduğu yeni bir emeğin yabancılaşması sorunu ile karşı karşıyayız! 

Dünyanın değişim hızı her yeni kuşağın geçmişiyle arasındaki açıyı açarken, bir yandan da kuşak analizlerini yaygınlaştırıyor. Yeni bir kuşağa yüklenmeyen hangi umut kaldı? Dijital teknolojilere doğan kuşakların, sosyal medya çağında büyük değişimler yaratması bekleniyor. Bu vaadin gerçekleşmesi için belki de bilgiye erişimde sınırları kaldıran internet kuşağının hatta kitle iletişiminde çığır açan televizyon kuşağının başarı ve başarısızlıklarının tecrübesine ihtiyaç var.

Aslında teknolojik değişimlere ayak uydurmak hep korkulandan daha kolaydı.  Pek çoğunun halka yayılması için maliyetlerinin düşürülmesi yeterli oldu. Ancak gündelik hayatımızı biçimlendiren toplumsal değişimler dijitalleşerek etkisini fersah fersah ötelere taşıdı. Asıl yeni olan gelişen teknolojilerin insanı hiç olmadığı kadar şiddetli ve kırılgan bir özgürlük ve bağımlılık&kontrol gerilimiyle baş başa bırakmış olması belki de. İki kolumuzdan iki zıt yöne doğru çeken isteklerimiz ve arzularımız, birbiriyle çatışma halindeki bilinçlerimiz arasında yaşamlarımız gergin ve gevrek uzun bir mesai gününe dönüyor. Yaşamlarını emekleriyle kazananlar için bu gerilim her gün bir organından feragat etmeye zorluyor. 

Sihirli bir teknolojik olanak olarak yükselen multi-tasking çözümlerinin genişlettiği zaman ve mekan karşısında hayran kalırken, parlayan ışık altında artan anksiyete, yoğunlaşan sömürü hepimizi bitkin düşürüyor. Gündelik hayatın bütün gözeneklerine amansız bir telaş sızıyor. Mesai telaşıyla mesaj telaşı nöbet değiştiriyor.

Büyük nüfus hareketleri, iklimsel değişiklikler, artan ekstrem hava olayları, havanın, toprağın, suyun kirlenişi, tükenişi, ekonomik, politik, askeri, toplumsal, kültürel şiddetin gündelikleşmesi, on yıllardır devam eden refah kaybı, artan güvenlik kaygısı, yoksulluk ve açlığın sıradanlaşması… insanlığı afallatmış gözüküyor.  

Bu nedenle, dünyayı değiştirmek istiyoruz. Hızla değişen dünyayı değiştirmek istiyoruz...Ve sorarak başlıyoruz: Dünya kimin için değişiyor?

Sivil toplumun bu değişime yön verme konusunda bir rolü olabileceğine dair iyimserliğimizi festival günlerinde paylaşmıştık. Dünya daha iyi, daha güzel bir mekan olacaksa, bunun daha iyi katılımla olacağını çoktan gördük, anladık, tecrübe ettik. Katılım da boş duvarlarda yankılanan bir yeni çağ amentüsü olmayacak ise, bunu bir araya gelerek örgütlenen insanların kolektif emekleri mümkün kılacak.  

Hızla değişen dünyanın, gidişatına yön vermek için örgütlü olmaktan başka bir çare henüz ortaya çıkmadı. Hızla değişen dünyanın, gidişatına yön vermek için vatandaşların güçlü örgütlere ihtiyacı var. 
Sivil Toplum Geliştirme Merkezi Derneği, kurulduğu gündem bu yana sivil toplum örgütlerinin bu güçlenme çabalarına kendi payına daha etkili destek olmak için arayışlarını sürdürdü. 2020 Mart’ında dünyayı saran pandemi bu güçlendirme çabalarının uzaktan da yapılabilir olmasını bir seçenek olmaktan çıkartıp bir zorunluluk haline getirdi.

Sivil Toplum Geliştirme Merkezi Derneği, AB’nin devam edegelen desteğiyle Şubat 2021’de başlattığı Sivil Toplum Kapasite Güçlendirme Merkezi projesi kapsamına yüzlerce yüz yüze sivil buluşmanın yanısıra bir de uzaktan eğitim platformu geliştirmeyi ekledi. 

Sivil toplum örgütlerinin üyelerinin, çalışanlarının, gönüllülerinin, destekçilerinin, takipçilerinin, aktivistlerinin temel konulardaki bilgi ve beceri ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kurulan bu kendi kendine öğrenme platformunda yer alan 20 eğitim herkese lazım dersler, herkes plan sever, herkes için dijital, büyüyen örgütler ve savunan örgütler başlıklarını taşıyan 5 ana grupta toplandı. 

Geliştirme çalışması uzun bir zaman alan bu platformda etkili bir öğrenme deneyimi yaşamak için oldukça çaba sarf ettik. Sivil toplum örgütlerinin deneyimleri bizi daha da ileri taşımak konusunda her zaman olduğu gibi yol gösterici olacaktır.

Kendimizi bir parçası olarak gördüğümüz değişen dünyanın gidişatına iyilik, güzellik ve daha fazla katılım için yön verme mücadelesinde bizim ekibimizden küçük bir katkı olması dileğiyle sivil toplum çevrim içi derslerimizi deneyimlemeye davet ediyoruz.

İlgili İçerikler
Image
Birlikte yaka pinleri

BİRLİKTE Destek Programı Teklif Çağrısı

2017’de hak temelli çalışan STÖ’lere kurumsal hibe ve kurumsal gelişim için mentorluk sağlamak üzere uygulamaya başladığımız BİRLİKTE Destek Programının yeni destek dönemi için tekliflerinizi 3 Ağustos 2022’ye kadar iletebilirsiniz.