Skip to main content
Image
Manşet Yatay Görseli
Share

Yeşil Yol Projesinin İklim Üzerindeki Etkisi (İnfografik)

Karadeniz yaylalarına yapılması istenen Yeşil Yol yöreyi ilgilendirdiği kadar her yeri ilgilendiriyor. Bugün dünyanın yaptığı bir hesap var. Bu hesabı Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı-DOKAP yapmadı ama biz yapalım.

İçerik Alınlık Resmi

Karadeniz yaylalarına yapılması istenen Yeşil Yol yöreyi ilgilendirdiği kadar her yeri ilgilendiriyor. Bugün dünyanın yaptığı bir hesap var. Bu hesabı Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı-DOKAP yapmadı ama biz yapalım.

Ne Olmuştu?

2015 yılı Haziran ve Temmuz aylarında, Karadeniz yaylalarından geçirilmesi planlanan Yeşil Yol projesine ilişkin başta Rize Çamlıhemşin’deki Yukarı Kavrun ve Samistal yaylalarında olmak üzere pek çok eylem gerçekleşti.




Editörün Notu: 140journos’un Medium hesabı üzerinde yayımlanan fikir yazıları, fotoğraf öyküleri ve farklı medyalarla yaratılan anlatılar, yazarların tasarrufunda olup ele alınan konulara farklı perspektiflerle bağlamsallık kazandırmak amacıyla yayımlanır ve 140journos’un kurumsal görüşünü yansıtmak mecburiyetinde değildir.

Önder Algedik — Enerji ve İklim Danışmanı — 350ankara.org

Karadeniz yaylalarına yapılması istenen Yeşil Yol yöreyi ilgilendirdiği kadar her yeri ilgilendiriyor. Bugün dünyanın yaptığı bir hesap var. Bu hesabı Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı-DOKAP yapmadı ama biz yapalım.

Yeşil yol projesi hakkında ortada bir proje, proje verilerek alınmış izinler ve pek çok belge ortada yok. Dolayısıyla ortada veri de yok. Veri yok diye biz Yeşil Yol projesinin iklim değişikliğine vereceği zararı hesaplamaktan kaçınamayız.

Biz de ortada olan temel verileri belli kabullenmelerle ve az biraz mühendislik tahminleri ile ön görelim;

  • 2600 km boyunca yapılacak yolun bir kısmı olan mevcut yayla yolu iki şeritli asfalt yola çıkartılıyor.
  • Eğimin çok yüksek olması nedeniyle çok fazla hafriyat yapılacağını, malzeme taşınacağını biliyoruz.
  • 38 adet turizm merkezi kurulacak. 2010 Turzim Master Planı’na göre sadece 5 kentteki turizm için 1 milyon 325 bin metrekare bina yapılacağını biliyoruz. Dolayısıyla beton döküleceğini, ısınma için fosil yakıt yakılacağını da biliyoruz.
  • Dökülen her asfalt ve betonun sonsuz zararlarına dair bir dizi veri var. Bunları da öngörebiliriz.
  • Asıl önemlisi, ormandaki ağaçların kesilmesi, doğanın asfalt ve betonla kaplanmasının ciddi sorunları olacak.

Son sorun doğrudan yöreyi, diğer sorunlar ise herkesi etkileyecek.

Hesabı yaparken de miktarlar konusunda bir tahminde bulunmayıp, sadece birim değerleri görelim.

 

İşte Hesap!

1- 2,78 Ton/yıl: Türkiye’nin 2014 yılı emisyon hesabına göre bir hektar ormanın ortalama tuttuğu karbon miktarı bu. Hatırlayın, ağaçlar fotosentez yaparken karbondioksiti oksijene çevirir, gece ise tam tersini yapar. Bu iki döngü arasındaki fark bize ormanın ne kadar karbon tuttuğunu verir. Yeşil yol için kesilen her ağaç, o ormanın damla damla tuttuğu karbonu bir daha tutamaması demek.

2- 102 ton/km: DOKAP projenin yollarının 3. sınıf olacağını söylüyor. Yani karayollarının standartlarına göre her şerit 3 metre ve bir metre banket genişliği dikkate alındığında yaklaşık 8 metre yok genişliği olacak. Demek ki pek çok yayla yolu neredeyse yeniden yapılacak. Buda demektir ki yol için malzemelerin taşınması, iş makinelerini yolu yapması ve malzemenin kullanılması kaynaklı bir emisyon ortaya çıkacak. Dünya Bankası’nın benzer bir çalışmasında en düşük kalite asfalt köy yolu değerlerine baktığımızda, 1 km yol yapımı için bu üçünün toplamı olan 102 ton karbondioksit emisyonu atmosfere gidecek…. Özetle, 1 hektar doğanın yılda 2,7 ton karbondioksit tuttuğu bir ormanı keserseniz, daha ilk kilometre asfaltta 102 ton içeriye girersiniz.

3- 0,5 ton CO2/gün: Bir de bu işin yol trafiği var. Karayolları verilerine göre bu standartlardaki bir dağlık yol “Yıllık Ortalama Günlük Trafik” verisi olarak 2500 araç öngörüyor. Bu rakam günde 1–2 aracın gidip geldiği yaylalar için çok fazla. Ama zaten amaç trafik yaratmak değil mi? Biz hesabı kolaylaştıralım, 2500 araç yapılan o yolun sadece 1 kilometresinden geçse ortalama 200 gr/km emisyonu atmosfere verse, 0,5 ton karbondioksit atmosfere salınır. Siz bir de bu 1 günlük hesabın çoğaldığını düşünün. Yani bir anda 2,7 ton karbondioksit tutan ormanı kenara koyuyorsunuz, her km’si için 102 ton emisyon karşılığı asfalt döküyorsunuz ve her 2500 araçta da 0,5 ton daha atmosfere karbondioksit salıyorsunuz.

4- 7,5 ton CO2: Sorun bununla bitmedi. 38 turizm merkezi yolların tamamlanması ile yapılacak/büyütülecek. Orada ne kadar bina yapılacak, ne kadar beton dökülecek bilgisi belli değil. DOKAP şimdilerde bir Turizm Master Planı yaptırıyor. Biz de eski bir plan bulduk ve sadece 5 kent için 1,325 milyon metrekare inşaat öngörüldüğünü gördük. Ne kadar çimento gider bilmiyoruz ama sadece 10 tonluk bir kamyon çimentonun turizm inşaatı için üretilmesi karşımıza 7,5 ton karbondioksit emisyonu çıkıyor. Yani bir hektar ormanın bir yılda tuttuğu karbonun üç katı bir kamyon çimentonun üretiminin içinde var. Siz bir de taşınacak malzemeyi, tuğlayı, demiri düşünün, üstene o binalarda yakılacak kömürü düşünün. Ama hesaplamayın. Şimdiden hesap dünyanın kaldıramadığı kadar şişti.

5. Güneşin enerjisini on kat daha çok tutacak. 2012’de bir grup Türk bilim insanının yaptığı araştırmaya göre, kent merkezleri ve kır arasında 4 derecelik sıcaklık farkı var. Yani turizm merkezleri küçük bir kent olduğunu düşünürsek, artık ısı adaları yaylalarda da oluşacak. Colorado üniversitesinin bir çalışmasına göre yeşil alanlar güneş enerjisinin %5’ini tutarken, yollar %50’sini tutuyor. Yani Yeşil Yol ve turizm tesisleri ile Karadeniz yaylaları bölgesel olarak daha da ısınacak.

6. Yağış sonrası yüzey akıntısı 5 katına çıkacak. Sonuçta 2600 km yolu tamamlayınca, 1,325 milyon metrekareden fazla bina dikince, ortaya birkaç milyon metrekare toprağın suyla ilişkisi kesilecek. Doğa yağan yağmurun %55’ini toprağa geçirirken, asfalt ve beton kaplı kentlerde bu oran . Doğa bu yüzden yağışın sadece ’unu yüzeyden akıtırken, kentlerde bu oran %55. Bir başka deyişle, toprağın yağmuru tutması nedeniyle yağmur sonrası akan su miktarı 5–6 katına çıkacak. Bu nedenle son yıllarda hep su baskınları ile karşılaşırız. Karadeniz çok yağış aldığına göre, artık daha sık ve daha şiddetli yağış yaşadığımıza göre ve beton ve asfalt suyu geçirmezken kalan toprak daha çok suyu emmek zorunda kalacak ve sonuçta su baskınlarına yol açacak.

Bu hesabı sadece 1 hektar orman, 1 km yol, 1 günlük araba trafiği, bir kamyon çimento ile yaptık ve bizi de ilgilendirdiğini gördük. 2010 yılı Turizm Master Planında yapılacak inşaat için 662,5 Milyon TL inşaat cirosu yaratacağı tahmin ediliyor. Bu hesapta veri olmadığı için daha çok birim hesabı yaptık. Birileri ise başka hesabı yaptı. Bu durumda, Yeşil Yol Projesi ve Doğu Karadeniz Master Planı Rize Valisi’nden çok bizi ilgilendiriyor.

Nasıl iklim hepimizin meselesi diyorsak, hem bu hesap, hem de veriler, yeşil yolunda hepimizin meselesi olduğunu ortaya koyuyor.

Uyarı: Yazıda ortaya çıkartılan veriler projenin içeriği raporlanmadığı için sadece en uygun değerlerden seçilmiştir. Ortaya koyulan değerler, yolun teknik özellikleri, işin özelliklerine göre değişiklik gösterebilir.

Kaynak

Share
İlgili Eğitim