Ana içeriğe atla
Image
AB-TR
Share

AB Genişleme Raporu Açıklandı: Temel Haklarda Geri Gidiş Sürüyor

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, Karadağ, Arnavutluk, Ukrayna, Moldova Cumhuriyeti, Sırbistan, Kuzey Makedonya, Bosna–Hersek, Kosova, Türkiye ve Gürcistan’ın üyelik süreçlerini değerlendiren Genişleme Raporu’nu yayımladı. Raporda, ülkelerin demokrasi, hukukun üstünlüğü ve temel haklar alanlarında attıkları adımların üyelik süreçlerinin hızında belirleyici olduğu vurgulandı. Raporda Türkiye için demokratik standartlar, yargı bağımsızlığı ile toplanma ve örgütlenme özgürlüğünde belirgin gerilemeye dikkat çekildi.

İlişkiler sürse de demokratik geri gidiş endişesi sürüyor

Raporda Türkiye’nin AB için aday ülke ve önemli bir ortak olduğu söylenirken, Avrupa Konseyi’nin Nisan 2024 kararlarına atıf yapılarak AB–Türkiye ilişkilerinde “aşamalı, orantılı ve geri döndürülebilir” bir yaklaşımın sürdüğü belirtildi. 

Bunlarla birlikte özellikle demokratik standartlar, yargı bağımsızlığı ve temel haklar alanındaki gerilemeler raporda dikkat çekti. Muhalefet temsilcileri ve siyasi partilere yönelik artan yasal işlemler, gözaltılar ve tutuklamaların ise “ciddi endişe” kaynağı olduğu söylendi.

Toplanma ve örgütlenme özgürlüğünde gerileme devam ediyor

Raporun temel haklar bölümünde Türkiye’de toplanma ve gösteri özgürlüğüne yönelik kısıtlamalar öne çıktı. Raporda Türkiye’nin toplanma ve örgütlenme özgürlüğü için yetersiz yasal güvenceler sağladığı ve mevzuatın ise kısıtlayıcı nitelik taşıdığı vurgulandı. Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun Avrupa standartlarının gerisinde olduğu belirtilirken, geniş kapsamlı ve keyfi yasakların sürdüğü aktarıldı.

“Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi yetkililere, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi içtihatları doğrultusunda değiştirme çağrısında bulunmuştur. Yetkililer, anayasal toplanma özgürlüğünü zayıflatarak, kamuya açık toplantı ve gösterilere yönelik geniş kapsamlı yasaklar uygulamaya devam etmiştir. Bu yasaklar, belirsiz, keyfi ve çoğu zaman öznel kriterlere dayandırılmıştır.”

Raporda Mart 2025’te İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından başlayan protestolar ve 8 Mart, Newroz ve 1 Mayıs gösterilerinde kolluk kuvvetlerinin orantısız güç kullanması da yer aldı. Raporda kamuya açık toplantılara yönelik keyfi kısıtlamaların sona erdirilmesi ve kolluk güçlerinin hesap verebilirliğinin sağlanması gerektiğinin de altını çizdi.

“Kamuya açık toplanmalara yönelik keyfi kısıtlamaların giderilmesi, orantısız kolluk kuvveti uygulamaları için hesap verebilirliğin sağlanması ve insanların görüşlerini barışçıl biçimde ifade etme haklarının korunması yönünde acil bir ihtiyaç bulunmaktadır.”

STÖ’lere yönelik engeller sürüyor

Türkiye’de örgütlenme özgürlüğünün anayasal olarak güvence altında olduğu hatırlatılırken, özellikle hükümeti eleştiren STÖ’ler ve sendikaların yasal ve idari engellerle karşılaştığı vurgulandı.

Raporda derneklerin, kamu yararına çalışan statüsü elde etme veya kamu desteğinden yararlanma konusunda zorluklarla karşılaştığı, çok sayıda belge tutma zorunluluğu ve dijital sistemlere erişimdeki eşitsizliklerin özellikle küçük ve yerel dernekler için ciddi bir sorun olduğu ve dernek denetimlerin çoğunlukla güvenlik birimleri tarafından yürütülmesinin ise aşırı ve yıldırıcı bir uygulama olarak değerlendirildiği söylendi.

Raporun tamamını İngilizce olarak okumak için: https://ec.europa.eu/commission/presscorner/detail/en/ip_25_2584
 

İlgili Eğitim