Ana içeriğe atla
Image
BM Mekanizma
Share

BM uzmanlarından Türkiye’ye çağrı: Terörle mücadele yasaları hak savunucularına karşı kullanılmamalı

BM Özel Raportörleri, 31 Mart 2026 tarihinde yaptıkları ortak açıklamada, Türkiye’deki insan hakları savunucuları ile avukatlara yönelik sistematik kriminalizasyon politikalarına son verilmesi çağrısında bulundu.

BM uzmanları, Türkiye’de insan hakları savunucularına yönelik suçlamaların büyük ölçüde terörle mücadele mevzuatına dayandırıldığına dikkat çekerek, özellikle İnsan Hakları Derneği (İHD) üyelerinin açıkça hedef alındığını belirtti. Açıklamada, dernek üyelerinin mahpus hakları, işkenceyle mücadele ve Kürt meselesine barışçıl çözüm arayışları gibi temel faaliyetleri nedeniyle yargısal baskıya maruz kaldığı vurgulandı.

Uzmanlar, hak savunucuları üzerindeki baskıyı şu somut örneklerle örneklendirdi:

Hatice Onaran: Cezaevindeki ihtiyaç sahibi mahpuslara insani yardım amaçlı küçük miktarlarda para gönderdiği gerekçesiyle "terörizmin finansmanı" suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırıldı. Sağlık sorunları nedeniyle Şubat 2026'da tahliye edildi.

Suna Bilgin: Avukatlık mesleği kapsamındaki savunma faaliyetleri nedeniyle "silahlı terör örgütü üyeliği" suçlamasıyla 6 yıl 3 ay hapis cezası aldı. Uzmanlar, Bilgin’in yanı sıra Tuğba Kahraman ve Mehmet Acettin’in de benzer dosyalarla karşı karşıya olmasından derin endişe duyduklarını ifade etti.

Sabri Güngen: Müvekkiline yönelik işkenceyi belgelemeye çalışırken polis şiddetine ve savcı tacizine maruz kalan avukat Güngen’in durumu, savunma hakkına yönelik saldırıların bir simgesi olarak gösterildi.

İsmail Boyraz: Bir sendika protestosuna katıldığı gerekçesiyle "kanuna aykırı toplantı" suçlamasıyla soruşturma altında tutuluyor. (Aynı dosya kapsamında yargılanan Osman Süzen ise beraat etti.)

BM Özel Raportörleri, terörle mücadele yasalarının kötüye kullanılmasının yeni bir durum olmadığını; bu konunun 2020, 2021, 2022 ve 2023 yıllarında da Türk makamlarına iletildiğini hatırlattı.

Uzmanlardan uluslararası standartlara uyum çağrısı

Uzmanlar, Türkiye Hükümeti’n terör tanımının uluslararası hukuka uygun şekilde, "yasallık, gereklilik ve orantılılık" ilkeleri çerçevesinde dar ve net bir şekilde yeniden düzenlenmesi, mevzuatın; ifade, toplanma ve örgütlenme özgürlüklerini kısıtlamak veya keyfi tutuklamaları meşrulaştırmak için araçsallaştırılmaması ve devletin, avukatları ve hak savunucularını her türlü yıldırma, misilleme ve şiddet eyleminden koruma sorumluluğunu yerine getirmesi talebinde bulundu.

BM Uzmanları 

 

İlgili Eğitim