Ana içeriğe atla
Image
kalem
Share

Eğitim İzleme Raporu 2025 Yayımlandı: 804 bin 250 Çocuk Eğitim Dışında 

Eğitim Reformu Girişimi (ERG), Eğitim İzleme Raporu 2025’i kamuoyuna duyurdu. Raporda, eğitim politikaları "Eğitimde Yönetişim”, “ Eğitime Erişim”, “Okul”, “Eğitimin İçeriği”, “Öğretmenler”, “Çoklu Krizler ve Eğitim” olmak üzere altı başlık altında değerlendiriliyor, verilerle analiz ediliyor. 

Rapor, çocukların ve eğitimin afetlerden ekonomik krize, zorunlu göçten dijital dönüşüme kadar çoklu krizlerin ortasında ayakta kalmaya çalıştığını ortaya koydu.

Raporda şöyle denildi: "Eğitim sistemlerinin krizler karşısında bir toplumsal dayanıklılık ağı olabilmesi için öncelikle tüm çocuklar örgün eğitim veren kurumlara kayıtlı olmalıdır. Bu öncelik, çocukların nitelikli eğitim hakkının gerçekleşmesi için de ilk adımdır." 

15-17 yaşta her dört çocuktan biri çalışıyor

Ekonomik krizin eğitime etkisinin ele alındığı bölümde Türkiye’de 2024 itibarıyla çocukların yüzde 39,5’inin ‘yoksulluk veya sosyal dışlanma riski’ altında olduğu, bu oranın AB ortalamasının yüzde 24,2 olduğu not edildi.

Türkiye’de 15-17 yaş grubundaki çocukların yüzde 24,9’unun, yani her dört çocuktan biri işgücüne katılırken, Türkiye’de 15–17 yaş grubunda çalışan çocuk oranının artması ve tüm çocukların neredeyse üçte birinin maddi yoksunluk içinde yaşaması, sosyoekonomik koşulların eğitim dışına çıkmada belirleyici olduğunu gösteriyor. 

Rapora göre, Türkiye’de zenginlerle yoksulların eğitime yaptığı harcama arasında da büyük bir uçurum var. Raporda Türkiye’de en zenginlerin eğitime yaptığı harcamanın en yoksul hanelerin eğitime yaptığı harcamanın tam 28 kat fazla olduğuna dikkat çekildi. 

1 milyon 470 bin 694 çocuk eğitim dışında 

Rapora göre 2024-25 eğitim-öğretim yılında zorunlu eğitim çağında olmasına karşın yaklaşık 804 bin 250 çocuk eğitim dışında. Bu sayıya 18 yaş ve altında olup örgün eğitim kurumları yerine açıköğretim lisesine devam eden 273 bin 557 çocuk ve okulda geçirdikleri süreden fazlasını işletmelerde geçirdikleri için örgün eğitimde oldukları söylenemeyecek 392 bin 887 mesleki eğitim merkezi (MESEM) öğrencisi de eklendiğinde örgün eğitim dışında kalan çocuk sayısı 1 milyon 470 bin 694’e yükseliyor.  

Kız çocuklarının okullaşma oranı düşüyor

Raporda ortaöğretimde düzeltilmiş net okullulaşma oranlarına bakıldı. Kız çocukların okullulaşma oranının %80’nin altında kaldığı il sayısının arttı. Şanlıurfa, Muş, Şırnak, Siirt, Ağrı, Bitlis, Mardin, Hakkari, Diyarbakır, Van ve Batman kız çocuk okullaşma oranının en düşük olduğu iller arasında yer aldı.  

Raporda ortaöğretim çağındaki kız çocukların önemli bir bölümünün ortaöğretimde ya da üniversitede olmadığını; eğitime geç başladıkları için ortaokulda olduklarını ya da eğitim dışında kaldıklarını gösteriyor. 

Örgün eğitimin alternatifi yaygın eğitim değil

Eğitim İzleme Raporu 2025, örgün eğitim sistemindeki okulların, yaygın eğitim sistemine kıyasla, çocukları çocuk işçiliği ile çocuk yaşta, erken ve zorla evlilik gibi gelişimlerini engelleyecek risklerden koruma konusunda daha etkili araçlara sahip olduğunu belirtiyor. Bu sebeple yaygın eğitimin, hiçbir koşulda zorunlu eğitim çağındaki bir çocuk için örgün eğitimin alternatifi olarak kabul edilmemesi gerektiği vurguluyor. 

Rapora göre, 2024-25 eğitim-öğretim yılında 18 yaş ve altındaki 392 bin 887 öğrenci, MESEM programı kapsamında haftanın 4-5 gününü işletmelerde geçirdi. MESEM kapsamındaki işletmelerin iş güvenliği denetimlerindeki eksiklikler, program kapsamındaki öğrencilerin çocuk işçiliği, ihmal ve istismar gibi hayati risklere açık olmasına yol açıyor. 

Raporda açıköğretim liselerindeki öğrenci sayılarına da yer veriliyor. Buna göre, bir önceki yıla kıyasla açıköğretim liselerindeki 18 yaş ve altındaki öğrenci sayısı yüzde 14,2 azaldı; örgün eğitim kurumlarından açıköğretime geçiş yapan öğrencilerin sayısı ise yüzde 30,3 arttı. 

görsel

Eğitime erişim çocuk koruma meselesidir

Raporda okulların ve eğitimin yalnızca bilgi aktarımına indirgenemeyecek ölçüde çok katmanlı bir ekosistem olduğu ve okulların çocuk koruma sisteminin önleyici hedeflerini uygulamada kritik bir işlev üstlendiği vurgulandı.

2024 yılında Türkiye’de güvenlik birimlerine 202 bin 785 suça sürüklenen çocuk getirildiğini belirten EİR 2025 Raporu’nda, bu olgunun okulun da arasında olduğu dayanıklılık ağlarının zayıflığı üzerinden de değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizildi.

Raporda maddi yetersizlik nedeniyle Türkiye’de her 10 çocuktan birinin günde taze meyve/sebze yiyemediği, her dört çocuktan birinin düzenli protein tüketmediği bilgisine de yer verildi. 

Eğitim İzleme Raporu 2025’e buradan ulaşabilirsiniz.

İlgili Eğitim