Ana içeriğe atla
Image
Haber yatay görseli
Share

İED: "Türkiye’de İşitme Engeli ile Yaşamanın İlave Zorlukları Var"

04.03.2020
İşitme Engelliler ve Aileleri Derneği (İED) Başkanı Onur Cantimur, 3 Mart Dünya Kulak ve İşitme Günü vesilesiyle NTV'den Tülay Karabağ'a verdiği röportajda Türkiye’de işitme engeli ile yaşamanın ilave zorlukları olduğunu hatırlatarak, işitme engellilerin pek çok alanda hak kaybı yaşadığını söyledi.
İşitme Engelliler ve Aileleri Derneği (İED) Başkanı Onur Cantimur, 3 Mart Dünya Kulak ve İşitme Günü vesilesiyle NTV'den Tülay Karabağ'a verdiği röportajda Türkiye’de işitme engeli ile yaşamanın ilave zorlukları olduğunu hatırlatarak, işitme engellilerin pek çok alanda hak kaybı yaşadığını söyledi.

Sosyal güvenlik ve erişilebilirlik başta olmak üzere gelişmiş ülkelerle Türkiye arasında açısından fark bulunduğunu anlatan Cantimur, biyonik kulakla ilgli yaşadıkları sorunları ise şöyle anlattı. 

“Gelişmiş ülkeler vatandaşlarına en son model biyonik kulak cihazlarını sağlıyor. ‘Ara fark’ gibi, ihaleyle tek markaya kısıtlama gibi sorunlar yok. Danışmalarda indüksiyon döngü sistemleri mevcut. Örneğin; çalışma ziyareti yaptığım Almanya’da bir biyonik kulak kullanıcısı pili bittiğinde pillerin evine gönderildiğini söyledi. Bir müzede danışmada indüksiyon döngü sistemi gördüm. Görevliyi daha iyi anlamayı sağlayan bu manyetik sistem yurtdışında taksilerin tavanında bile bulunmasına rağmen ülkemizde maalesef yeterince yaygın değil”

Cantimur haberde işitme engellilerin işitme cihazı ve koklear implant dışında sorunlar yaşadığını da vurgularken, işitme cihazı kullanan çocukların zaman zaman ayrımcılığa maruz kaldığını belirterek dernek olarak taleplerini ise şöyle aktardı:

“Cihaz kullanan bir kaynaştırma öğrencisi önyargıya, dışlanmaya, etiketlenmeye maruz kalabiliyor. Bu konuda en büyük görev öğretmenlere düşüyor. Öğretmenlerin işitme cihazları ve implant hakkında bilgili olması, cihazın darbelerden korunması gerektiğini anlatmaları gerekiyor. Ayrımcılığa en çok sağır dediğimiz anadili işaret dili olan bireyler uğruyor. Ayrıca kadına karşı ayrımcılığın önlenmesi sözleşmesi (CEDAW), İstanbul Sözleşmesi, Çocuk Hakları Sözleşmesi gibi ülkemizin imzaladığı sözleşmelerin işaret dili videolu erişilebilir versiyonları mevcut değil. Bu tür sözleşmelerin sadece yazı ve metin tabanlı olması da dolaylı bir ayrımcılıktır.
 
NTV'de yayınlanan haber röportajın tamamını buradan okuyabilirisiniz. 
 

İlgili Dosyalar:

  1. BAŞLIK YOK [PNG] [570.31K]
Share
İlgili İçerikler