Ana içeriğe atla
Image
stgm
Share

STGM Yönetim Kurulundan NATO Zirvesi Öncesi Ankara’daki Gözaltı ve Tutuklamalara İlişkin Açıklama

Sivil Toplum Geliştirme Merkezi (STGM) Yönetim Kurulu, 7–8 Temmuz 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek NATO Zirvesi öncesinde Ankara’da yaşanan gözaltı ve tutuklamalara ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada aralarında akademisyenler, gazeteciler, avukatlar ve sivil toplum temsilcilerinin de bulunduğu çok sayıda kişinin gözaltına alınması ve tutuklanmasının sadece temel hak ve özgürlüklerle ilgili olmadığı, aynı zamanda ifade özgürlüğü ve örgütlenme özgürlüğü bakımından ciddi kaygı yarattığı vurgulandı.

Gözaltı süreçlerinde avukatla görüşmeye getirilen kısıtlamalar ve tutuklamalara dayanak yapılan iddiaların hukuk devleti ilkesinden uzaklığına dikkat çekilen açıklamada, bu uygulamaların örgütlenme ve ifade özgürlüğü üzerinde baskı oluşturduğu ifade edildi. STGM Yönetim Kurulu tüm kamu makamlarını hukukun üstünlüğüne ve temel hak ve özgürlüklerin korunmasına uygun hareket etmeye davet etti.

Açıklamanı tamamı şöyle:

7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde yapılacak NATO Zirvesi öncesinde Ankara’da gerçekleştirilen gözaltı ve tutuklamaları kaygıyla takip ediyoruz. 

23 Haziran’da aralarında Kaos GL Genel Yayın Yönetmeni Yıldız Tar, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi hocası feminist iktisatçı Doç. Dr. Emel Memiş ve TEMA Vakfı Ankara Temsilci Nevzat Özer ile Vakıf gönüllüleri gibi kamuoyunca tanınan kişiler ile gazeteci, akademisyen, avukat, siyasi parti ve dernek üyesi çok sayıda kişinin gözaltına alınması, gözaltı sürecinde 24 saatlik avukatla görüş kısıtlaması uygulanması ve ardından peyderpey devam eden tutuklamaların gelmesi savunma hakkını zedeleyen uygulamalardır. Hukuk devleti ilkesi bakımından ciddi endişe yaratan bu gözaltılar, tutuklamaların ve ev hapsi uygulamalarına muhatap olan kişilerin çeşitli sivil toplum faaliyetlerinden insanlar olmaları, sadece ilgili kişilerin temel hak ve özgürlükleri ihlaliyle değil aynı zamanda Türkiye’de örgütlenme ve ifade özgürlüğünün de baskı altına alındığı ağır bir girişime  işaret etmektedir. 

İlaveten, gazetelere ve gazetecilere getirilen akreditasyon kısıtlamalarının haber alma hakkı açısından yaratacağı sorun, Ankara’da Zirve haftası boyunca uygulanacağı duyurulan gösteri ve ifade özgürlüğü ile örgütlenme hakkını kısıtlamaya yönelik diğer hak kısıtlamaları ile birlikte düşünüldüğünde, Zirve’nin temel hak ve özgürlüklerin baskılanması için araçsallaştırıldığı yönündeki eleştiriler haklılık kazanmaktadır.    

Öte yandan, kamuoyuna yansıyan açıklamalardan anlaşıldığı üzere, savcılığın tutuklamaya sevk yazısında yer alan şüphelilerin "Türkiye'nin terörle anılan bir ülke olması gayreti içinde terör eylemi gerçekleştirebilecekler" iddiası gibi son derece nesnellikten uzak değerlendirmeler yapılabilmesi de adil yargılamanın en temel ilkelerini ihlal eden hukukun araçsallaştırılmasının örneklerinden biri olarak değerlendirilmektedir. 

Zirve’den sonraki uygulamaların standardı haline gelmesini de muhtemel görerek, vurgulamak isteriz ki demokratik bir toplumda haber alma hakkı, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı, savunma hakkı, adil yargılanma hakkı ve masumiyet karinesi her koşulda güvence altına alınmalıdır. 
Tüm kamu makamlarını hukukun üstünlüğüne, temel hak ve özgürlüklere uygun hareket etmeye davet ediyoruz.

STGM Derneği Yönetim Kurulu

26 Haziran 2026

İlgili Eğitim