Ana içeriğe atla
Image
mahkeme
Share

STÖ’ler için Danıştay’dan kritik karar: Derneklerde risk sınıflandırması iptal edildi

Danıştay 10. Dairesi,  İfade Özgürlüğü Derneği’nin İçişleri Bakanlığı’nın derneklerin denetiminde esas aldığı “risk analizi ve sınıflandırması”nı içeren yönetmeliğin iptali için açtığı davada İFOD’u haklı buldu. Karar, sivil toplum örgütleri açısından ifade ve örgütlenme özgürlüğü ile hukuki güvenlik ilkesinin korunması adına önemli bir kazanım olarak değerlendiriliyor.

İFOD kararın ardından yaptığı açıklamada, İçişleri Bakanlığı’nı olası yeni düzenlemeler öncesinde başta insan hakları örgütleri olmak üzere ilgili sivil toplum aktörleriyle istişare etmeye ve Anayasal haklara saygı göstermeye davet etti.

Ne olmuştu?

5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun 19. maddesinde 2020 yılında yapılan değişiklik sonrasında, İçişleri Bakanlığı tarafından “Dernekler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” 21 Ekim 2021 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştı. Söz konusu yönetmelikle, derneklerin denetimlerinin “risk analizi” esasına göre yapılacağı, derneklerin yüksek, orta ve düşük risk gruplarına ayrılacağı belirtilmişti. Risk analizi ve denetimlere ilişkin usul ve esasların ise Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından belirleneceği ifade edilmişti.

Bu düzenlemeden en çok etkilenen STÖ’lerden biri olan İfade Özgürlüğü Derneği, ilgili Yönetmelik değişikliğinin iptali için Danıştay’da dava açmıştı. İfade Özgürlüğü Derneği açtığı davada risk kavramının yasada tanımlanmadığına, bu sınıflandırmanın yasada öngörülmediğine ve denetimlerin keyfiliğe açık hale geldiğine dikkat çekmişti. Dernek, ayrıca düzenlemenin örgütlenme özgürlüğünü ihlal ettiğini vurgulamıştı.

Mahkeme ne dedi?

Danıştay 10. Dairesi, 28.05.2025 tarih ve E. 2021/6971, K. 2025/2774 sayılı kararıyla, Derneklerin “yüksek, orta ve düşük” risk grupları olarak sınıflandırılması ve denetimlerinin buna göre yapılması ve her yıl değiştirilebilen sınıflandırma ölçütlerinin da Genel Müdürlük tarafından yapılmasını öngören Dernekler Yönetmeliğine eklenen Ek 1. maddenin 1. fıkrasının 3., 4., 5. ve 6. cümleleri ile 2., 3. ve 4. fıkralarının ve Ek 3. maddenin iptal edilmesine karar verdi. 

Danıştay, kişilerin kendilerine uygulanacak hukuk kurallarını önceden bilme hakkının hukuk devletinin temel unsurlarından olduğunu hatırlatarak, yönetmelikteki düzenlemelerin bu gereklilikleri karşılamadığını vurguladı. Ayrıca, idareye geniş ve belirsiz bir takdir yetkisi tanınmasının keyfiliğe yol açabileceğini ifade etti.

Mahkeme kararında ayrıca; derneklerin hangi kriterlere göre risk gruplarına ayrılacağının açıkça belirtilmemesi, bu kriterlerin her yıl değiştirilebilir olması ve denetim süreçlerinin keyfi hale gelme riski taşıması hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerine aykırı bulundu.

İlgili Eğitim