Afetler çocuklar için ne zaman biter?
6 Şubat depremlerinin üzerinden üç yıl geçti. Ama çocuklar için afetler, takvimde bir tarih kapanınca bitmiyor.
Çünkü afetler yalnızca binaları değil; çocukların güven duygusunu, günlük rutinlerini, oyun alanlarını, beslenme düzenini ve gelişim süreçlerini de yerle bir ediyor. Üstelik bu kayıpların büyük bir kısmı gözle görülmediği için çoğu zaman en sona kalıyor.
Geçtiğimiz hafta, çocukların güvende, sağlıklı ve mutlu bireyler olarak büyüyebilmeleri için ihtiyaç sahibi çocuklar, anne babalar ve genç kadınlarla çalışan Anne Çocuk Eğitim Vakfı’ndan Hasan Deniz ile bir araya geldik. 2023’te yaşadığımız büyük depremin ardından afetlerde çocuk ve ebeveyn olmayı konuştuk. Bu çevrimiçi buluşmadan notları bu yazıda derledik.
Erken çocukluk: Telafisi olmayan bir dönem
Afetlere hazırlık ve müdahale çoğu zaman barınma, gıda ve sağlık üzerinden ele alınıyor. Bunlar elbette hayati. Ancak çocuklar için mesele yalnızca hayatta kalmak değil; gelişimin kesintiye uğramaması.
Webinarda Hasan Deniz’in en net vurgularından biri şuydu: “İnsanın gelişiminde en kritik ve en belirleyici dönem erken çocukluk dönemi. Bu dönemdeki kayıpların telafisi yok.”
Erken çocukluk; bilişsel, duygusal, sosyal ve fiziksel gelişimin temelinin atıldığı bir dönem. Bu dönemin risklerden korunarak, destekleyici bir çevrede geçmesi, çocuğun ilerleyen yıllardaki iyi olma halini doğrudan belirliyor. Deniz'in sözleriyle "Bu dönemin iyi ve destekleyici geçiyor olması her şeyi çok ciddi şekilde belirliyor ve etkiliyor.”
Krizler çağındayız, göç, savaş ve afetler hayatımızın bir parçası. Bu krizler çocukların gelişimini derinden etkiliyor. Ancak bütün dünyayı değiştiremiyorsak bile, erken ve doğru müdahalelerle riskleri azaltmak mümkün. Bu nedenle afetleri üç aşamada düşünmek gerekiyor:
- Afetlerden önce: hazırlık
- Afet anında: koruyucu ve destekleyici müdahale
- Afet sonrasında: uzun soluklu bakım ve iyileşme
Hasan Deniz, çocuklar için afetlere hazırlığın kriz anında hatırlanacak bir mesele olmadığını; afetlerden önce kurumlar arası koordinasyonun kurulmasının ve çocuk merkezli yaklaşımın içselleştirilmesinin hayati önem taşıdığını vurguluyor.
İyi niyet yeterli değil
6 Şubat sonrasında, pek çok toplumsal krizde olduğu gibi, dayanışma sayesinde ayakta kaldık. Kimi deprem bölgesine gönderilmek üzere tırlara malzeme taşıdı, kimi yola çıktı; arama kurtarma çalışmalarına katıldı, ihtiyaç sahiplerine ulaştı. 6 Şubat sonrası sahada ortaya çıkan tabloyu Hasan Deniz şu sözlerle anlatıyor: “Herkes çok fedakâr, herkes bir şey yapmak istiyor.”
Ancak iyi niyet tek başına yeterli değil. Deniz’in özellikle dikkat çektiği nokta şu: Çocuklar için iyi niyetle yapılan ama planlanmamış, yaşa uygun olmayan ve sürekliliği bulunmayan müdahaleler, korumak yerine yeni riskler yaratabiliyor.
Depremin ikinci haftasından itibaren çocuklar açısından “müthiş bir kakofoni” oluştuğunu anlatan Deniz, bu durumun afet öncesi ve afet anı planlamasının neden hayati olduğunu açıkça gösterdiğini söylüyor.
Çocuklar, belirsizlik içinde değil; öngörülebilirlik içinde iyileşiyor
Afet sonrası “geçici” denilen barınma alanları, çocuklar için aylarca hatta yıllarca süren bir yaşam alanına dönüşebiliyor. Hasan Deniz bu gerçeği şöyle hatırlatıyor:
“Üç yıl gibi bir süre geçici barınma merkezinde yaşayacak çocuklar için; nerede oynayacakları, hangi programlara katılacakları önceden düşünülmüş olmalı.”
Çünkü çocuklar için geçici olan mekânlar, gelişim açısından kalıcı izler bırakıyor.
Hasan Deniz afetlerde çocuklar için güvenli ve yaşa uygun alanların, oyun ve öğrenmenin birlikte düşünüldüğü ortamların ve tekrarlanan, öngörülebilir günlük rutinlerin birer lüks değil, temel bir ihtiyaç olduğunun da altını çiziyor.
Beslenme: Görünmeyen ama belirleyici bir hak
Afet koşullarında çocuklar çoğu zaman “aç” değil; yetersiz besleniyor. Demir, magnezyum, çinko gibi temel besin öğelerinin eksikliği; çocukların sinir sistemi gelişiminden öğrenme kapasitesine kadar pek çok alanda kalıcı etkiler yaratıyor.
Hasan Deniz tam da bu nedenle beslenme yardım kalemi olarak değil, çocuk gelişiminin temel bileşeni ve afet sonrası iyileşmenin vazgeçilmez bir parçası olarak dikkatle planlanması gerektiğinin altını çiziyor.
Çocuğu ebeveynden ayırarak koruyamayız
Hasan Deniz, çocuğun dünyasının büyük ölçüde ebeveyni üzerinden şekillendiğini hatırlatarak, afetlerde çocuğu korumanın ebeveyni desteklemeden mümkün olmadığını vurguluyor:
“Çocuğun doğrudan kendisinin ve yakın çevresinin desteklenmesi, çocuğun iyi olma halini güçlendirmenin temel yollarından biri.”
Afet sonrasında ebeveynin psikososyal olarak desteklenmesinin; çocuğun güven duygusunu, bağlanma ilişkilerini ve stresle baş etme kapasitesini doğrudan etkilediğini vurgulayan Deniz, çocuk koruma çalışmalarının ebeveyni dışarıda bırakarak sürdürülemeyeceğinin altını çiziyor.
Ergenler: Afetlerin görünmeyen çocukları
Webinarda özellikle altı çizilen bir diğer başlık ergenlikti. Hasan Deniz’in sahadan gözlemi oldukça çarpıcı: “Konteyner kentlerde ergenler neredeyse yok sayılıyor.”
Ne oyun alanları, ne spor imkânları, ne de kendilerini ifade edebilecekleri güvenli alanlar…
Oysa ergenlik, çocukluğun sona erdiği değil; başka bir kırılganlık döneminin başladığı bir evre. Dolayısıyla ergenleri yok saymak aynı zamanda riskleri büyütmek anlamına da geliyor.
Sivil toplumun rolü: Hatırlatmak, izlemek, ısrar etmek
Hasan Deniz, yaşadığımız büyük afette sivil toplum örgütlerinin sahadaki çalışmalarının hayati önem taşıdığını vurgularken, sivil toplumun yalnızca destek sunan değil; hatırlatan, izleyen, eleştiren ve daha iyisini talep eden bir rolü olduğunu da hatırlatıyor: “Sivil toplumun bir hatırlatma ve denetleme fonksiyonu var. Bu, afetlere hazırlıkta çok kritik bir katkıdır.”
Afetler yaşanmaya devam edecek. Asıl soru şu: Biz her seferinde baştan mı öğreneceğiz?
Hasan Deniz’in altını çizdiği gibi: “Hazırlıklı olmak ve bütüncül bir yaklaşım geliştirmek, çocuklar açısından en güçlü farkı yaratıyor.”
Dolayısıyla çocuklar için afetlere hazırlık bir tercih değil. Bir sorumluluk.
Tüm yayını youtube kanalımızdan izleyebilirsiniz.
STGM Youtube Kanalına abone olun!
STGM YouTube Kanalı'nda çeşitli eğitimler, sunumlar ve sivil alana dair güncel tartışmalar yer alıyor. Kanalımızı şimdi inceleyin, abone olun.

