Ana içeriğe atla
Image
stgm
Share
Geri bildirim mekanizmalarınız gerçekten çalışıyor mu: Çocuklar özgürce düşündüklerini paylaşabiliyor mu, yoksa yalnızca yetişkinlerin beklediği yanıtları mı veriyorlar? Çocukların kendilerini ilgilendiren konularda etkin birer özne olmalarını sağlamak biz yetişkinlerin sorumluluğu. Peki bunu nasıl yapacağız? Aysun Koca, çocuk dostu geri bildirim mekanizmalarının olmazsa olmazlarını anlatıyor.

Dinle, Duy, Hayata Geçir: Çocuk Dostu Geri Bildirim Mekanizmaları

Çocuklara fikirlerini soruyoruz ama bu fikirlerin sonucunda ne olduğunu onlara gerçekten söylüyor muyuz?  Eğer söylemiyorsak yaptığımız şey gerçek bir katılım değil, ‘'görüntüde katılım' (tokenism) olabilir. 

Çocukların karar alma süreçlerine anlamlı, hak temelli ve sürdürülebilir katılımını sağlayabilmek için önemli araçlardan biri ‘geri bildirim’.  Çocuk katılımı hak olarak  yetişkin katılımından farklı olmasa da; çocuklara uygun araçlar geliştirmek, katılımlarını teşvik etmek ve sonrasında çocuğa bilgi vererek döngüyü tamamlamak gibi yönlerden biz yetişkinlerin sorumluluğu.

Peki, çocukların sadece 'duymak istediğimiz şeyleri' söylediği bir sistemden sivil toplum örgütlerini gerçekten dönüştüren bir geri bildirim mekanizmasına nasıl geçeriz?

Çocuk odaklı geri bildirim sistemleri, çocukların aldıkları hizmetler (ayni destekler, burs gibi), katıldıkları programlar veya atölyeler ve içinde bulundukları ortamlar (atölye alanı, dernek/merkez mekânı, gezi alanları gibi) hakkında görüşlerini, şikayetlerini ve önerilerini kendilerine özgü yöntemlerle ifade edebilmeleri için kurulan yapılardır. Bu sistemler çocuklara sadece soru sormak değil; onlara güvenli, erişilebilir ve ciddiye alındıkları bir alan açmak demektir

Çocuk odaklı geri bildirim sistemleri neden önemli?

Çocuklar çoğu zaman, görüşlerinin zaten sorulmayacağını, ‘çocuk’ olarak ciddiye alınmayacaklarını, alındıklarında da herhangi bir şeyi değiştirme etkilerinin sınırlı olduğunu  düşünürler. Ancak çocuk katılımı yetişkinlerin takdirine bağlı bir ayrıcalık değil, bir çocuk hakkı olarak kabul edildikçe;  çocuk katlımının kendilerine sunulan bir ödül olmadığı anlayışı çocuklarca da anlaşılabilir. 

Çocuklara yetişkinlerin kendileri adına karar vermelerinin ‘normal’ olmadığının ve kapasiteleriyle orantılı bir şekilde kararlara katılmalarının hakları olduğunun hatırlatılması, aynı zamanda çocukları koruyan bir mekanizmadır.

Çocuk odaklı geri bildirim çocuk katılımının ayrılmaz bir parçasıdır. Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'nin 12. maddesi, çocuğun kendisini ilgilendiren konularda görüş bildirme hakkını garanti altına alır. Eğer çocuklara fikirlerini soruyor ama bu fikirlerin sonucunda ne olduğunu onlara bildirmiyorsanız, bu gerçek bir katılım değil, "görüntüde katılım" (tokenism) olur. Geri bildirim sistemi, çocuğun sürecin nesnesi değil, etkin bir öznesi olduğunu tesciller

Çocuk odaklı geri bildirim sistemleri ne işe yarar?

  • Çocuk güvenliğini destekler.

 Çocuk güvenliği politika belgesi ve prosedürlerinin kâğıt üzerinde kalan belgeler olmasının önüne geçer. Geri bildirim sistemleriyle biz sadece "etkinliği beğendin mi?" diye sormayız. Aynı zamanda çocuğa, kendini rahatsız hissettiği bir durumu (akran zorbalığı, bir yetişkinin uygunsuz davranışı, fiziksel güvenlik açığı) kimseye doğrudan söyleyemese bile bildirme imkânı veririz.

  • Hesap verebilirlik mekanizmasını güçlendirir. 

Geri bildirim sistemi, sivil toplum örgütlerinin çocuklara karşı sorumluluğunu şeffaflaştırır. "Biz size bu hizmeti/desteği sunuyoruz ama sizin bunu eleştirme/denetleme hakkınız var" mesajını vererek yetişkin ve çocuk arasındaki güç dengesizliğini onarır.

  • Örgüt içi öğrenmeyi besler.

 Çocukların görüşleri, örgütün kör noktalarını görmesini sağlar. Atölyede hiçbir sorun yokmuş gibi görünürken, çocuktan bizim fark edemeyeceğimiz bir geri bildirim almak, örgütün bir sonraki programını veriler üzerinden iyileştirmesine olanak tanır.

  • Katılım hakkının çocuklarca da benimsenmesine yardımcı olur. 

Geri bildirim vermek, çocuğa sadece ‘şikâyet etmeyi’ değil; gözlem yapmayı, bir sorunu analiz etmeyi ve çözüm önermeyi öğretir. Kendi fikrinin katıldığı ortamda herhangi bir değişim sağladığını gören çocuk "özne” olduğunu hisseder. Başka ortamlarda da bunu talep edebilir hale gelir. Böylece katılımın onlara sunulan bir lütuf olduğu algısından çıkar.

Çocuk odaklı geri bildirim sisteminin neden bu kadar önemli olduğunu anlamak için bir soru bize yardımcı olabilir: Bu sistemi çocuklar sadece duymak istediğimiz şeyleri söylesin diye mi kuruyoruz, yoksa gerçekten dönüşmek için mi?

Peki, çocuk odaklı geri bildirim sistemlerinin olmazsa olmazları neler

Bir geri bildirim sisteminin çocuk odaklı olabilmesi için şu kriterleri karşılamasını beklenir. 

  • Yaşa, gelişme ve çocuğun ihtiyacına uygunluk

Geri bildirim için karmaşık anketler yerine resimler, emojiler, oyunlar veya hikâyeleştirme gibi çocukların gelişimsel düzeyine uygun araçlar kullanılması önemlidir.  

  • Güvenlik ve gizlilik

Uygun araçlarla birlikte, çocuğa görüşünü bildirdiğinde herhangi bir riskle karşılaşmayacağına dair güven verilmelidir. Burada bahsi geçen risk, söylediği herhangi bir şeyin, onayı alınmadan topluluk içinde dile getirilmesi dahi olabilir. Bununla beraber çocukların görüşlerini atölyeyi yürüten/kolaylaştıran kişinin almamasına, ancak verileri toplayan kişinin çocuğun önceden güven bağı kurduğu birisi olmasına da dikkat edilmelidir.

  • Erişilebilirlik ve kapsayıcılık

Sistemin her çocuk için (okuma yazma bilmeyen, engelli veya farklı diller konuşan) ulaşılabilir olması gerekir. 

  • Şeffaflık ve tekrar geri bildirim 

Çocuk bir geri bildirim verdiğinde, "Biz seni duyduk ve şu değişikliği yaptık" mesajını almalıdır. Aksi takdirde sistem bir ‘şikâyet kutusu’ olmaktan öteye gitmez.

  • Gönüllülük

Çocuklar geri bildirim vermeye zorlanmamalıdır. Atölye sonunda, oyunun bir parçası olarak dahi "kimse bu formu doldurmadan çıkamaz" demek, geri bildirim almayı bir ‘ödev’ haline getirir ve dürüstlüğü ortadan kaldırır. Çocuk, görüş bildirmeyi reddetme hakkına sahip olduğunu ve bu hakkını kullanınca herhangi bir şekilde atölyeye katılmasında veya kendisine yaklaşımda değişiklik olmayacağını bilmelidir.

  • Etkililik ve anlamlılık

Geri bildirim sistemini ‘sözde katılım’ açmazından çıkarmak gerekir. Çocukların görüşleriyle ne yapılacağı, görüşlerinin hangi değişimleri besleyeceği mutlaka önceden planlanmalıdır. Çocuk, "benim sözüm burada bir şeyi değiştirdi" diyebilmeli, hissedebilmeli ve bunu görebilmelidir

Çocuk odaklı geri bildirim sisteminin olmazsa olmazlarını düşünürken, kendimize sorabileceğimiz bir soru da şudur: Bu sistemi çocukların ihtiyaçlarını odağa almak için mi kuruyoruz, yoksa örgütümüzün çalışmalarını daha çekici bir şekilde sunmak için mi?

Çocuk odaklı geri bildirim sistemi döngüsü nasıl?

Çocuk odaklı geri bildirim sistemi hazırlık, uygulama ve öğrenme adımlarından oluşan bir döngüdür.

İlk adım: Hazırlık

Bu aşama planlama, etik ilkeler ve veri yönetimi başlıklarını içerir.  

Planlamada geri bildirim sürecine dair takvime, hangi çocuklar için hangi yöntemleri kullanacağımıza karar veririz. Çocuklar için ve çocuklarla birlikte yapılan tüm çalışmalarda gözetmemiz gereken etik süreçler, geri bildirim sistemi ve uygulamaları boyunca da başucumuzda olmalıdır. Bu ilkeler özetle, çocuğun üstün yararı (zarar vermeme, yaşa uygunluk, yararlı olma), çocuk katılımı (gönüllü katılım, saygı ve onur, güvenlik, mahremiyet ve gizlilik) ve kapsayıcılıktır (adalet ve eşitlik). Veri yönetimi ise, KVKK’dan gelen yükümlülükleri, verilerin kodlanması, depolanması ve imhası süreçlerini içerir.

İkinci adım: Uygulama

Uygulama aşaması yöntem, araçlar ve çocuk dostu başlıklarını kapsar. 

Çocukların farklılıklarını ve bireysel ihtiyaçlarını gözeten kapsayıcı yöntem ve araçlar vardır. Bunlar arasında başlangıç ve kapanış çembeleri, anonim formlar, kartlar, anketler, emojilerle veya puanlamalarla duygu ve düşünce alma, geri bildirim e posta adresi ve düzenlemeleri, görüşmeler sayılabilir. Çocuklardan akran kanallarıyla da geri bildirimleri alınabilir. Daha ileri seviyede hedefimiz, bu yöntemlerin ne olabileceğine çocuklarla karar vermek olabilir. Burada odak, doğru sorularla çocuğa uygun yöntemlerin eşleşmesi ve geri bildirim periyoduna karar vermektir.
 
Çocuk dostu dil ise hazırladığımız tüm belgelerde, kullanacağımız yazılı ve sözlü yöntemlerde her zaman dikkat edeceğimiz bir araçtır. 

Çocuk dostu bir belge hazırlamak mesaj, metin, geribildirim ve tasarım olmak üzere dört temel aşamadan oluşur. İçerik oluşturulurken çocukların ilgisini çekmek ve fayda sağlamak ön planda olmalıdır. Metin yazımında ise karmaşık ifadelerden kaçıp, kısa cümleler ve zor kelimeler için basit açıklamalar tercih edilmelidir. Bu süreçte içeriğe ve görsel tasarıma dair çocuklardan görüş almak, belgenin anlaşılırlığını test etmeye yarar.

Son adım: Öğrenme

Öğrenme ise paylaşımlar ve yeniden geri bildirimi içerir.

Paylaşım, çocuklardan gelen görüşlerdeki ilgili mesajların farklı kitlelere farklı raporlama teknikleriyle iletilmesini içerir. Çocuklar, gönüllüler, donörler, kamu gibi farklı hedef kitleye ve kurumlara farklı tekniklerle sunmak, görüşlerin etkisini daha hızlı bir biçimde görebilmeyi ve hesap verebilirliği destekler. Yine çocuklar için hazırlanacak raporun çocuk dostu dil yaklaşımıyla hazırlanması gerekir. Ayrıca bu görüşlerin kurumsal öğrenmeyi besleyecek şekilde, bilhassa hataların ve yanlışların görülüp tartışılabilmesini desteklemesi önerilir.

Yeniden geri bildirim ise çocuk katılımı döngüsünü kapatma adımıdır. Çocukların görüşlerimi söylesem de nasılsa bir şey değişmiyor, düşüncesinde kalmaması için atlanmaması gereken kritik bir aşamadır. Çocukların önerdikleri arasından neler yapılabilir bulundu ve ne zaman uygulanacak, neler hangi sebeplerle yapılamaz bulundu, buna dair bir analiz çocukların anlayabileceği formatta hazırlanıp, buna erişim sağlanmalıdır. Örneğin “Sizden gelen 50 geri bildirimin 30’u oyun odası hakkındaydı. Bunun üzerine yönetimle görüştük ve şu üç malzemeyi alıyoruz.” veya “Oyun odasına havuz da istemişsiniz ama güvenlik kuralları gereği bunu yapamıyoruz.” demek dahi çocukların görüşlerinin değerli bulunduğunu hissetmeleri için başlangıçta yeterli olacaktır.

Düşünmemize yardım edecek, kendimize sorabileceğimiz bir başka soru da şudur:  Sistem çalışıyor mu: Çocuklar bizim duymak istediklerimizi mi söylüyorlar? Ya da biz sadece duymak istediklerimizi mi raporluyoruz?”

Dinle, duy, hayata geçir

Çocuk odaklı geri bildirim mekanizması, çocukların görüşlerine yönelik samimi bir merak ile başlar, titiz bir planlama ve doğru sorular eşliğinde sistemin kurulmasıyla devam eder ve çocuklara görüşleriyle yapılanlar ve yapılamayanlar hakkında bilgi verilerek döngünün kapatılmasıyla tamamlanır. 

Çocuk odaklı geri bildirim sistemin ortalama olarak altı ayda bir çocuklarla birlikte gözden geçirilmesi önerilmektedir. Çünkü çocukları dinlemek bir tercih değildir, aksine haklarının anlamlı ve zamanında hayata geçmesini sağlamak biz yetişkinlerin sorumluluğudur.

Nereden başlayalım? 

Aşağıda paylaştığımız çocuk odaklı geri bildirim mekanizmaları için kontrol listesi ile kendimize ve örgütümüze bakabiliriz. 

‘Bilmiyorum’ seçeneği bir hata değil, bir veridir; örgütünüzde ilgili bir düzenleme olmasına rağmen sizin bundan haberdar olmadığınızı gösterebilir, dolayısıyla bilgi akışındaki bir eksikliğin fark edilmesini sağlar. O nedenle, öncelikle örgütteki tüm insanların formu bireysel olarak doldurması önerilir.

Image
STGM

STGM Youtube Kanalına abone olun!

STGM YouTube Kanalı'nda çeşitli eğitimler, sunumlar ve sivil alana dair güncel tartışmalar yer alıyor. Kanalımızı şimdi inceleyin, abone olun.