Ana içeriğe atla
Image
kadın destek
Share

"Cinsel Şiddetle Mücadelede Algımızın ve Davranışlarımızın Değişmesi Çok Önemli"

25.11.2020
Şiddetin pek çok boyutu ve gündelik hayata sızan pek çok formu var. Cinsel şiddet bu formlardan biri ve hakkında konuşulması en zor şiddet türlerinden...  Peki, cinsel şiddeti yaygın biçimleri dışında nerelerde görüyoruz? Cinsel şiddete dair dair yaygın bilindik yanlışlar neler? Onay nedir? Peki, cinsel şiddetle mücadelede nasıl birlikte yol alabiliriz?  Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği'nden Şehlem Kaçar'a bu soruları sorduk. Kaçar, cinsel şiddetle mücadelede herkesin sorumluluğu olduğuna dikkat çekerken, toplumun her kesimini dilin dönüşmesi, cinsel şiddetin önlenmesi için birlikte yol alması gerektiğini anlatıyor.

Önce Cinsel şiddet kavramını konuşarak başlayalım mı? Cinsel şiddet nedir?  Taciz, istismar gibi yaygın biçimler dışında hangi şekillerde karşımıza çıkıyor?

Cinsel şiddet bir kişinin rızası/onayı dışında, onayı inşa edilerek ya da onay veremeyeceği durumlarda katılmaya zorlandığı her türlü cinsel eylem ve hareketleri tanımlar. Kişi alkol ya da uyuşturucu etkisi altındaysa, ilaç vb. maddelerle direnci kırıldı ise, bilinci yerinde değilse onaydan söz edilemez. Bir de onay verebilecek yeterliliği olmayan kişiler vardır. Çocuklar, hayvanlar ya da engelliler gibi. 

onay yoksa şiddet var

Fotoğraf: Hale Güzin Kızılaslan / csgorselarsiv.org

Cinsel şiddet tanımı aslında çok geniş, onayın olmadığı her türlü cinsel eylemi, teması bu tanımın içine alabiliriz. Cinsel şiddet güç ilişkileri ile ilgilidir. Bu nedenle cinsel şiddet tanımı yanında “cinselleştirilmiş şiddet” dediğimiz bir tanım daha kullanıyoruz. Cinselleştirilmiş şiddet ise cinselliğin araç olarak kullanıldığı ya da kişinin cinsiyetini, cinsel kimliğini, cinsel yönelimini veya toplumsal cinsiyet ifadesini hedef alan, onayın var olmadığı, istenmeyen, gerçekleşmiş, teşebbüs edilmiş, tehdit boyutunda kalmış eylem ya da davranışlardır. Bu tanımlardan hareketle cinsel şiddetin taciz ya da tecavüz dışında pek çok türü olduğunu söyleyebiliriz.

Cinsel istismar, çocukların evlilik yoluyla ekonomik, psikolojik ve cinsel istismarı,  ısrarlı takip (musallat olma), flört şiddeti, dijital cinsel şiddet, bedenin ve üreme haklarının güç kullanımıyla kontrol altına alınması, örneğin kürtaj veya sağlıklı-steril doğum kontrol yöntemlerine erişimin engellenmesi, rızanın olmadığı veya zorunlu kılınan kısırlaştırma operasyonları gibi.

Cinsel Şiddetle ilgili yaygın ve bilindik yanlışlar neler?

Cinsel şiddetin pek çok ulusal ve uluslararası hak temelli hareketin de etkisiyle son yıllarda toplumda daha görünür olduğunu ve konuşulmaya başladığını söyleyebiliriz. Cinsel şiddet üzerine daha önce konuşulamamasının ve pek görünür olmamasının nedenlerinden biri de sizin de vurguladığınız cinsel şiddet hakkında toplumda yaygın ve kabul gören yanlışlar.

Bu yanlışların kaynağını maruz bırakılanın suçlandığı bir düşünce biçiminden alıyor. Hemen hemen her zaman duyduğumuz “o saatte orada ne işi varmış”, “birlikte alkol almışlar”, “kısa etek giymeseydi” gibi kalıp cümleleri duyabiliyoruz. Oysa ki bu yanlışlar yerine maruz bırakanı suçlamayan, şiddetin kendisine ve faile odaklanan bir yaklaşımı yerleştirerek cinsel şiddetle mücadele edebiliriz.

Cinsel şiddet ile mücadelede afiş, görsel ve kampanya çalışmaları görüyoruz. Peki, bunlar yeterli mi? Ya da şöyle sorarsak cinsel şiddetle mücadele için başka ne yapabiliriz?

Cinsel şiddetle mücadelede dediğimiz gibi algımızın ve davranışlarımızın değişmesi çok önemli. Karşılıklı onayın varlığı cinsel şiddeti önlemede en etkili yöntem. Değişime hem kendimizden hem de yakın çevremizden başlayabiliriz. Bunun için daha güvenli ilişkiler kurmanın yollarını aramalı ve onay kültürünü yaygınlaştırmada hepimiz sorumluluk almalıyız. Bununla birlikte onay kültürünü yaygınlaştırmak için tabii ki devlete sorumluluklar düşüyor. Devlet İstanbul Sözleşmesi’ni uygularsa, kapsamlı cinsellik eğitimleri okullarda verilirse, toplumsal cinsiyet eşitliğine dair adımlar atsa zaten cinsel şiddetin de azalacağını biliyoruz. Bu nedenle devleti, otoriteleri İstanbul Sözleşmesi ve 6284 numaralı yasayı uygulamaya çağırmalı ve konunun takipçisi olmalıyız. Bunu yaparken de toplumsal dönüşümde iletişim ve dayanışmanın yadsınamaz etkisini de göz önünde bulundurmalıyız. Yani medyaya da bu konuyu gündemde tutmaları konusunda görüşlerimizi bildirebiliriz.

Sosyal medyadan konu üzerine çalışan çeşitli kadın ve LGBTİ+ örgütlerini, platformları takip edebiliriz. Örneğin güncel olarak , Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK), kadın hakları ve cinsiyet eşitliği adına TBMM’de yapılan ve yapılmayanları izliyor,  feministler 25 Kasım Kadın Platformu olarak bizi alanlara bekliyor, Genç LGBTİ+ Derneği Hande Buse Şeker davası için #HandeBuseŞekeriçinAdalet diyerek herkesi davanın takipçisi olmaya çağırıyor.

istanbul sözleşmesi

Fotoğraf:  24 Kasım 2019, Kadıköy Kadın Yürüyüşü / Emre Orman / csgorselarsiv.org

Cinsel şiddetle ilgili mitlerin yerleşmesi ve yaygınlaşmasında medyanın rolü yadsınamaz. Siz de bu konuyla ilgili uzun zamandır üzerine çalıştığınız bir görsel arşivini geçtiğimiz günlerde ortak kullanıma sundunuz. Biraz da bundan söz eder misiniz?

Haberlerde kullanılan dil çoğunlukla cinsel şiddeti olağanlaştırıyor, cinsellikmiş gibi gösteriyor. Fail marjinalleştiriliyor “canavar”laştırılıyor ya da maruz bırakılan kurbanlaştırılıyor.

Toplumun algısı ve medya dilinin benzerliği tesadüf değil. Toplumsal dönüşüm için medyanın dilini dönüştürmesi bu nedenle çok önemli. Habercilerin kendilerine “Kullandığım başlık, içerik, görsel cinsel şiddete maruz bırakılmış veya bu şiddeti yaşayan milyonlarca kişiye hangi mesajı veriyor?” diye sorması gerek.

Cinsel şiddetle ilgili hak temelli, güçlendirici ve destekleyici, farkındalık artırıcı bir haber çerçevesi için tabii ki kullandığımız görseller de çok önemli.

Görsel arşiv fikri ilk olarak medya çalışanları ile yaptığımız atölye çalışmalarında medya profesyonellerinin cinsel şiddet haberlerinde kullanabilecekleri hak temelli görsellerin yokluğu üzerine doğdu.  Amacımız şiddete maruz bırakılanı kurbanlaştırmayan, asimetrik güç ilişkilerini tekrar etmeyen görsellerin geniş kitlelere ulaşması ve cinsel şiddetle mücadelede kişileri hak mücadelesinin bir parçası olmaya çağırmasıydı. csgorselarsiv.org sitesi ile habercilerin doğru mesaj veren, güçlendirici görseller kullanmalarını teşvik etmeyi amaçlıyoruz.

Görsel arşiv sitesine csgorselarsiv.org adresinden ulaşabilir. Siteye girdikten sonra fotoğraf indirmek için üye olmak gerekiyor. Siteden indirilen fotoğraflar için “Fotoğraf: Fotoğrafçı ismi / csgorselarsiv.org” şeklinde referans göstermek gerekiyor. Yine fotoğraf desteğinde bulunmak isteyenler de üye olarak fotoğraf ekleyebilir. İlkelerimize uyduğu sürece yüklenen fotoğraflar tarafımızdan onaylanarak yayınlanacak.

Son olarak, cinsel şiddet hakkında konuşurken ya da haberleştirirken nelere dikkat etmemiz gerekiyor?

Cinsel şiddet haberleri nötr, eyleme çağıran, tetikleyici ayrıntılara yer vermeyen ve failin ceza alması yolunda otoriteleri harekete geçiren bir yerden verilmeli. Haberlerde özellikle şiddeti erotikleştiren bir dilden kaçınılmalı, sansasyon yaratarak gereksiz röntgenci bir hazza hizmet edecek detaylarla yer verilmemeli ve olaya magazinsel içerikler yüklenmemeli.

Cinsel şiddete maruz bırakılan kişilerin şiddeti hak ettikleri imasından kaçınılmalı ve yaşanılan şiddetin sorumluluğu faile yüklenerek haber yapılmalı. Haberde topluma doğru ve net bilgi aktarılmalı. Özellikle kullanılan görsellerde cinsel şiddete maruz bırakılan kişiyi çaresiz gösterecek ve kurbanlaştıracak şekilde olmamalı. Cinsel şiddet alanında hak temelli haber yapmak için yayınlarımız inceleyebilir ve rehber niteliğinde olan “Doğru Kelimeleri Kullanmak” kitabını okuyabilirsiniz.

https://cinselsiddetlemucadele.org/yayinlar/cinsel-siddet-alaninda-hak-temelli-habercilik/

medyada haber dili
Share
İlgili İçerikler