Skip to main content
Image
Haber yatay görseli
Share

Ayrımcılığa karşı yasal yaptırım geliyor

Demokratik ülkelerde suç olarak görülen birçok husus Türkiye'de bu kapsama alınıyor. Önümüzdeki günlerde Meclis Başkanlığı'na sunulacak tasarıyla, mağdur etme ve nefret söylemleri ayrımcılık kabul edilecek. Bunu yapanlara doğrudan para cezası verilecek. Mağdurlar isterse konuyu yargıya taşıyabilecek.

Demokratik ülkelerde suç olarak görülen birçok husus Türkiye'de bu kapsama alınıyor. Önümüzdeki günlerde Meclis Başkanlığı'na sunulacak tasarıyla, mağdur etme ve nefret söylemleri ayrımcılık kabul edilecek. Bunu yapanlara doğrudan para cezası verilecek. Mağdurlar isterse konuyu yargıya taşıyabilecek.

Türkiye, devlet-vatandaş ilişkileri ile toplumda yaşanan ayrımcılığı ortadan kaldırmayı hedefleyen önemli bir düzenlemeye gidiyor. Zaman'ın ulaştığı yasa tasarısına göre, uluslararası sistemde ayrımcılık ve nefret suçu olarak bilinen birçok husus artık Türkiye'de de suç unsuru oluyor. ABD'de siyahileri beyazlarla eşit haklara sahip kılan 1964 tarihli 'sivil haklar düzenlemesi'ne benzetilen yasa tasarısı ile Alevî-Sünnî, Türk-Kürt ve gayrimüslimlere dönük zaman zaman yaşanan ayrımcılıkların önüne geçilmesi planlanıyor. Bu amaçla 'Ayrımcılıkla Mücadele ve Eşitlik Kurulu' oluşturuluyor. Kurul cinsiyet, ırk, dil, din, inanç, etnik köken ve siyasî görüş temelli ayrımcılıklara karşı güvence olacak; kararları devlet ve özel sektör için bağlayıcılık taşıyacak. İş başvurularında gebelik, annelik ve çocuk bakımının ret gerekçesi sayılamayacak. Ayrımcılık yapan devlet görevlisi cezayı cebinden ödeyecek ve suç duyurusunda bulunulması halinde konu yargıya taşınabilecek. Başvurular yazılı dilekçe, elektronik posta veya sözlü şekilde olabilecek. Müracaatlar için ücretsiz telefon hattı tahsis edilecek olan Kurul, haberdar olunan ayrımcılıklarla ilgili başvuru beklemeden de harekete geçebilecek. Kişilerin yanı sıra vakıf, sendika, dernek, meslek örgütleri ile kamu kurum ve kuruluşları da başvuruda bulunabilecek.

Zaman'ın ulaştığı yasa tasarısına göre, cinsiyet, ırk, renk, dil, din, inanç, etnik köken, cinsel yönelim, felsefi ve siyasi görüş, sosyal statü, medeni hal, sağlık durumu, özürlülük ve yaş ayrımcılık gerekçesi olamayacak. Nelerin ayrımcılık olduğu da ayrıntılı bir şekilde yasa metnine giriyor. "Çoklu ayrımcılık, ayrı tutma, ayrımcılık talimatı verme ve bu talimatları uygulama, doğrudan ayrımcılık, dolaylı ayrımcılık, işyerinde yıldırma, mağdurlaştırma, makul düzenleme yapmama, nefret söyleminde bulunma, taciz, varsayılan temele dayalı ayrımcılık" tanımlamaları altında tam 11 alanda ayrımcılık türü belirleniyor.

İNANÇLA İLGİLİ, ETNİK, CİNSEL HER TÜRLÜ ayrımcılığa karşı yasal güvence insan haklarında iyileştirme amacıyla hazırlanan yasa taslağıyla "Alevi-Sünni", "Türk-Kürt", "başörtülü-ba-şörtüsüz" gibi ayrımlar ile gayrimüslimlere dönük zaman zaman yaşanan ayrımcılıkların önüne geçilmesi planlanıyor. Yasa ile cinsel yönelimlerin ayrımcılık gerekçesi olmayacağı da belirtiliyor. Milletvekili adaylığı dahil siyasi hayata katılma hakkının engellenmesi de ayrımcılık olarak nitelendiriliyor. İş başvurularında gebelik, annelik ve çocuk bakımının ret gerekçesi sayılamayacağının da altı çiziliyor. Yakında Meclis Başkanlığı'na sunulması beklenen yasa tasarısında ayrımcılığın yasaklandığı hizmet alanları şöyle sıralanıyor: Eğitim, öğretim, yargı, kolluk, sağlık, ulaşım, iletişim, sosyal güvenlik, spor, konaklama, kültür, turizm hizmetleri sunan kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve özel tüzel kişiler. Bu hizmet alanlarından yararlanmada ve hizmetler hakkında bilgi talebinde ayrımcılık yapılamayacak. Ayrıca, kamuya açık hizmetlerin sunulduğu alanlar ile binalara erişim de aynı kapsama alındı.

Ayrımcılığa uğradığını iddia eden herkes kurula başvurabilecek. Başvurular yazılı dilekçe, elektronik posta veya sözlü şekilde olabilecek. Kurula başvuru için telefonla ücretsiz başvuru hattı da olacak. Kurul, haberdar olunan ayrımcılıklarla ilgili olarak başvuru beklemeksizin harekete geçebilecek. Kişilerin yanı sıra kurumsallaşmış ayrımcılık uygulamalarıyla ilgili olarak bu alanda faaliyet gösteren vakıf, sendika, dernek, meslek örgütleri ile kamu kurum ve kuruluşları da başvuruda bulunabilecek.

Ayrımcılıkla Mücadele ve Eşitlik Kurulu'na doğrudan para cezası verme yetkisi de tanınıyor. Kurul, ayrımcılığın etki ve sonuçları ile tarafların maddi gücünü de dikkate alarak 1000 ila 15 bin TL arası idari para cezası uygulayabilecek. Kamu kurum ve kuruluşları için ödenen para cezalarının faturası da bürokrata çıkacak. Ayrımcı uygulamaya kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizlik sonucu sebebiyet veren kamu görevlisine ceza rücu edilecek.

Ayrımcılık tespit edilirse tazminat cezası verilebilecek.

Ayrımcılığa uğradığını düşünen kişiler, Ayrımcılıkla Mücadele ve Eşitlik Kurulu'na müracaat edecek. Başvuru, kurul başkanı tarafından görevlendirilecek uzman raportör tarafından incelenecek. Başvurunun kabul edilmesi durumunda önce şikâyet edilen tarafın savunması alınacak. Ayrımcılık iddiası da en geç 6 ay içinde sonuçlanacak. Kurul başkanı, savunmayı aldıktan sonra re'sen veya talep üzerine tarafları uzlaşmaya davet edebilecek. Uzlaşmanın içerisinde tazminat cezası da yer alıyor. Ayrımcılık iddiasıyla ilgili kurul kararları gerekçeli olarak yazıldıktan sonra internet sitesinden de yayınlanacak. Kararda, şikâyetçi olan kişilerin izleyeceği yasal yollar da gösterilecek. Kurul, tespit ettiği ayrımcı uygulamalarla ilgili suç duyurusu da yapabilecek.


Ömer Şahin

http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1059112  

Share
İlgili Eğitim