Ana içeriğe atla
Image
Haber yatay görseli
Share

18 Aralık Dünya Göçmenler Günü

18 Aralık Dünya Göçmenler Günü Basın Açıklaması

18 Aralık Dünya Göçmenler Günü Basın Açıklaması

MÜLTECİLERLE DAYANIŞMA DERNEĞİ BASIN AÇIKLAMASI

18 ARALIK DÜNYA GÖÇMENLER GÜNÜ

KAÇAK DEĞİL GÖÇMEN!

Dünya nüfusunun 7 milyarı bulduğu 2011 yılında Uluslararası Göç Örgütü verilerine göre her yedi insandan biri doğduğu yerden göç etmiş yani göçmen durumunda.

Tüm dünyada göçmenlerin, özellikle de düzensiz göçmenlerin hakları ayaklar altında. İnsanlık tarihinin her döneminde kültürel, mesleki ve ekonomik zenginlik doğuran göçmenlik yükselen ırkçılık, nefret söylemi ve yabancı düşmanlığı ile ciddi bir tehdit altında bulunuyor. Öyle ki artık sık sık onlarca yıl önce düzenli göç politikaları ile başka ülkelerde bir gelecek arayışı içinde bulunan ve yaşadıkları ülkelere ciddi kazanımlarda bulunan kişiler artık sürekli ayrımcılık politikalarının kurbanları oluyorlar. Düzenli göçmenlerin yaşadıkları sorunların çok daha fazlasına ise, düzensiz göçmenler bulundukları zeminde bir yasal koruma bulamadıkları için katlanmak zorunda kalıyorlar. Ülke içinde –esasen bir yabancıya çalışma izni vermemek üzere kurgulanmış olan kanun ile- çalışma izni alamayan çok sayıda insan yasa dışı bir pazarda her türlü suistimale açık olarak yaşamaya çalışmaktadır.

Son yıllarda düzensiz/belgesiz göçmen olarak tanımlanan kesimin büyük bölümü ülkelerindeki savaş, çatışma ortamından, bu çatışmaların veya doğal afetlerin, küresel ısınmanın yerle bir ettiği ekonomilerden, yoksulluktan, açlıktan, kronik işsizlikten,  insan hakları ihlallerinden, zulümden kaçarak kendilerine, eşlerine, çocuklarına daha iyi, insan onuruna yaraşır bir hayat sağlamak umuduyla ayrılıyorlar. Bu haliyle göçmenlik ile sığınma arayışının birbirine her zamankinden daha çok ciddi geçişkenlik gösterdiği bir zaman dilimini yaşıyoruz.

Bu insanlar sıklıkla göçmen/insan kaçakçılığı, insan ticareti,  organ mafyaları, düşük ücret, kötü iş ve yaşam koşulları, sömürü, ayrımcılık, şiddet, nefret suçları ile karşı karşıya kalıyorlar. Gittikleri ülkelerde dışlanıyor, en altta eziliyor, herkes gibi haklara sahip oldukları ve insan onuruna yakışır bir yaşamı hak ettikleri, insan oldukları unutuluyor. İnsanlar sınır aşmak için anlaşma yaptıkları kaçakçılar elinde son derece mağdur olabiliyorlar ve bazı durumlarda insan kaçakçılığından insan ticaretine evrilmeler olduğunu görüyoruz. 

Bütün bu olumsuzlukların yanında devletler düzensiz göçmenlere “suçlu” gözüyle bakıyor, “kaçak” olarak adlandırıyor, yakalıyor ve tutulma nedenlerini, ne kadar tutulacaklarını, kendilerine ne olacağını, ne gibi haklara sahip olduklarını söylemeden bazen aylarca/yıllarca alıkoyuyor, sonunda da  zorla sınır dışı ediyorlar. Alıkonulma sürecinde aileler parçalanıyor, kadın, çocuk, hasta, yaşlı, engelli ayrımı olmadan gereksiz ıstırap ve çile çekiyorlar.

“Dışarıda” olanlar yaşadıkları toplumda her an yakalanma korkusu ile her türlü sömürüye açık bir yaşam sürüyorlar ya da üzerlerine kapılar kilitleniyor, yanıyorlar. Oysa belgesiz olmak, insanların haklarının ellerinden alınması, insan onurunun hiçe sayılmasını meşrulaştırmıyor, devletlerin bu insanlara karşı yükümlülüklerini askıya almıyor. 

Dünya Göçmenler Gününde devleti ve medyayı, sivil toplum kuruluşlarını, genel kamuoyunu belgesiz göçmenler dahil tüm göçmenlerin;

* insan onurlarını ve haklarını teslim etmeye;

* sömürünün, ayrımcılığın, nefret söylemi ve suçlarını önleyecek tedbirler almaya;

* belgesiz göçmenlerin işledikleri suçların cezalarından kaçan “kaçaklar” olmadıklarını hatırlamaya;

* gereksiz ve bir suç olmadan alıkoymanın hukuki olmadığını, ciddi psikolojik ve fiziksel zararlara yol açabileceğini, aileleri parçalayan, insanlara ıstırap veren, pahalı ve en son başvurulması gereken bir uygulama olduğunu fark etmeye ve bu bakış açısını mevzuata ve uygulamaya yansıtmaya;

* yabancıların çalışmaları hakkındaki kanunu daha insani bir perspektifle yeniden ele almaya

davet ediyoruz!

Mültecilerle Dayanışma Derneği

17 Aralık 2011

Share
İlgili Eğitim