Sivil toplum örgütü denilince aklınıza ilk ne geliyor? Aktivizm? Denetimler? Demokrasi? Yönetim kurulu? Üyeler?
Hayır, gönüllüler geliyor!
Hatta gönüllü ruhu geliyor.
Gönüllülerin iş sağlığı ve güvenliğinden kim sorumludur?
2024 yılında STGM tarafından yapılan son saha çalışması, sivil toplum örgütlerinin %68’inin gönüllülerle çalışarak faaliyetlerini gerçekleştirdiklerini ortaya koyuyor. Bununla birlikte gönüllülerin iş sağlığı ve güvenliği yönünden derneklere getirdiği yükümlülükler konusunda önemli soru işaretleri var.
Gönüllüleri bir hak öznesi olarak ele aldığımızda, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na göre ‘gönüllüler’ sigortalı sayılmazlar. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamındaki hukuki yükümlülükler sadece çalışanlar (tam zamanlı ve yarı zamanlı tüm çalışanlar) için geçerlidir. Dolayısıyla gönüllüler 6331 sayılı Kanun’un kapsamı dışında yer almaktadır. Bir başka ifadeyle gönüllülük sosyal sigorta ilişkisine temel teşkil etmemektedir. Bu sebeple de çalışanlar için geçerli olan iş sağlığı ve güvenliği konuları gönüllüler için geçerli değildir. Öte yandan gönüllü olarak çalıştığınız bir sivil toplum örgütünde, bir gönüllünün sağlığını olumsuz yönde etkileyen bir durum ile karşılaştığınızda sorumluluk yönünden ne olacağı konusu özellikle derneklerin gözetmesi gereken bir konu olarak karşımıza çıkıyor.
Yapılan son saha çalışmasına göre gönüllü desteğiyle çalışan sivil toplum örgütlerinin sadece %29’u gönüllüleriyle ilişkilerini düzenleyen yazılı bir politikaya sahip. Bu aynı zamanda %71 gibi yüksek bir oran ile STÖ’lerin gönüllülerin seçimi, görevlendirilmesi, yönlendirilmesi, izlenmesi ve gönüllülerin hak ve yükümlülükleri gibi temel konularda ciddi bir boşluk içinde olduğuna işaret ediyor. Hem örgütlerin bu konudaki sınırlı tutumları, hem de mevzuattaki yasal boşluk haklı olarak eleştirilirken, gönüllüleri odağına alan yasal sınırlamaların gönüllü mekanizmaları için orantısız, yük getirici ve hatta tehlikeli olabileceği konusunda tartışmalar da devam ediyor. Bu bağlamda yasal düzenlemelerin gönüllüleri caydırmaması, düzenlemelerin örgütün kendi karar mekanizmalarını engellememesi, küçük örgütlerin yükünü artırmaması ve gönüllülük ruhunu olumsuz etkilemesi dile getirilen argümanlar arasında yer alıyor. Var olan bu tartışmaları esas alırken düzenlemelerin gönüllülüğü kontrol etmek yerine kolaylaştırması gerektiğini hatırlatmak ve gönüllülerin çalışmalarını olumlu yönde etkileyebilecek konuları bir öneri niteliğinde iş sağlığı ve güvenliği yönünden derledik.
Bu çalışma kapsamında hak temelli STÖ’lerin gönüllüleri ile olan ilişkisini ve çalışmalarını ele aldık.* Dernekler mevzuatında çalışanların hukuki işlemleri SGK üzerinden ele alınırken, iş sağlığı ve güvenlik yönünden gönüllülerin hangi şekilde düzenleneceğine dair hukuki herhangi bir açıklık bulunmadığı için, bu yazıyı STGM gönüllülük politikasında yer alan gönüllü beyanı**, gönüllü desteği için alınan kararlar***, gönüllü sözleşmesi gibi önemli belgelerle, gönüllülerin dernek sırasında yaşayabilecekleri iş kazaları ve hastalık gibi durumlarda hukuki sorumluluğun kimde olacağı, gönüllülere ne tür bir güvence sağlanabileceği sorusu üzerine odaklanarak hazırladık.
Kim bu gönüllü?
Lafzi olarak, TDK ‘gönüllü’ kelimesini bir sıfat olarak bir işi yapmayı hiçbir yükümlülüğü yokken isteyerek üstlenen, fahri diye betimlemiş. Burada, genel olarak gönüllülerin kendi bireysel çıkarları yerine genel olarak topluma faydalı olma motivasyonundan bahsedilebilir. Bir gönüllünün iyileşme ihtiyacı olan bir alanda veya savunuculuk odaklı ortak bir amaç doğrultusunda sahip olduğu zamanını, bilgisini, becerisini ve günün sonunda emeğini paylaşmasından bahsedilebilir.
Hukuki olarak, fiil ehliyetine sahip (18 yaşından büyük, ayırt etme gücüne sahip ve bir mahkeme tarafından hakkında kısıtlılık kararı verilmemiş) her gerçek kişi kendi hür iradesiyle gönüllü olabilir. On beş yaşını dolduran çocuklar, yasal temsilcilerinin rızasını gösteren yazılı belge olmak kaydıyla gönüllülük yapabilirler ve gönüllülük faaliyetlerine de katılabilirler.
Kim gönüllü değil?
Çalışanlar, üyeler.
Ancak hem çalışanlar hem de üyeler o örgüt için gönüllü de olabilir. Yine de bu ayrım gönüllünün bir çalışan olarak ele alınmaması adına önem taşır. Bu noktada bir derneğe gönüllü emek vermekle, bir statü olarak gönüllülüğü ayırmak gerekiyor. ****
Bu konuda STOK Kapasite Güçlendirme Programı kapsamında “Büyüyen Örgütler” başlığı altında “Gönüllülerle İlişkiler” başlığıyla hazırladığımız videoları izleyebilir, gönüllüler için karar almak, gönüllü beyanına dair ülke karşılaştırmalarını içeren bilgilere erişebilirsiniz. *****
Gönüllü sözleşmesi nedir?
Gönüllü sözleşmesi gönüllülerin ve derneklerin karşılıklı olarak hak ve sorumluluklarını tanımlayan belgelerdir. İki tarafı da karşılıklı olarak korur. Bu sözleşmede iş sağlığı ve güvenliği yönünden örgütün kendi gönüllüleriyle ne şekilde çalışacağına dair düzenlemeler ayrıntılandırılabilir. Örgütün bir gönüllü ile çalışma çerçevesini, iş sağlığı ile ilgili örgütün yükümlülüklerini, gönüllü ve derneğin hak ile sorumluluklarını, karşılanması beklenen masrafları, herhangi bir çatışma yaşanması durumunda izlenecek mekanizma ile geribildirimleri bu sözleşme üzerinden ele alınabilir. Uygulamada, gönüllü ile olan bu çalışmaları bir oryantasyon programı üzerinden süpervizyon vasıtasıyla ilerletmek kolaylık sağlamaktadır. Gönüllü sözleşmeleri ve oryantasyon programları aracılığıyla gönüllülerle kurulan ilişkinin detaylı bir şekilde ele alınması, her iki taraf için de netlik ve güvence sağlar.
Unutmadan;
Hak temelli STÖ’lerin neredeyse tamamı için gönüllülük en önemli itici güçlerinden biri ve hak temelli örgütler için dayanışma ortamı oluşturma çabasının önemli bir parçası olduğu ele alınırsa, örgütlerin iş sağlığı ve güvenliği konusunda gönüllüler ile nasıl hareket edecekleri konusunda ortak bir karar alarak, halihazırdaki gönüllülük sözleşmelerini de yenileyebilirler.
Yapacağımız çalışmanın olası riskleri var. Peki, gönüllüler ile çalışabilir miyiz?
Yapılacak olan işin kapsamına göre olası riskler var ise olası kazalara yönelik bireysel sağlık sigortası ve/veya ferdi kaza sigortası yapılabilir. Bu olası aksiliklere karşı hem gönüllüler hem de dernekler için koruyucu bir önlem olarak her iki tarafı da korur.
Uygulamada, sorumluluk beyanı reddi ile süreci yürüten örgütlere rastlanmaktadır. Olası riskler için avukatlar üzerinden gönüllülerin de haklarını savunması için hukuki destek hattı ile süreç yönetilebilir. Bu tarz risk taşıyan çalışmalarda gönüllülere çalışmanın kapsamına ilişkin bilgi verme ve olası risklere dair aydınlatma yükümlülüğü örgüte aittir. Kısaca risk teşkil eden durumlarda, bu bilgilendirmelerin mutlaka yapılması gerekir ve yine gönüllüye sigorta yapılabilir. Ayrıca STÖler gönüllü çalışma öncesinde olası riskleri gözden geçirerek önlem alma yoluna da gitmelidir.
Peki ne yapalım?
Gönüllülük zaman ve emek gerektiren bir süreçtir ve bu durum gönüllülerin sağlığı ve iş sağlığı üzerinde doğrudan etkilidir. Bu nedenle, derneklerin çalışanlarına gösterdiği özeni, ilkesel olarak gönüllülerine de göstermesi büyük önem taşır. Gerçekten de gönüllülük söz konusu olduğunda, örgütün iş sağlığı yönünden gönüllüsüne gösterdiği özenli tutum, gönüllü motivasyonu için önemli bir teşvik kaynağı olabilir. Buna ek olarak, gönüllü süreçlerde emek sömürüsünü engellemek için örgütün gönüllü politikalarının emeği koruyan, ilişkileri düzenleyen ilkeler içermesi iki taraf için de koruyucu olacaktır.
-----
* Afet alanında çalışan sivil toplum örgütleri bu yazının ana ekseninde ele alınmamıştır.
** Gönüllü beyanı almak, gönüllüğün temelini oluşturur. Bu beyan ile derneğin ya da o örgütün gönüllü faaliyeti, çalışacağı projenin süresi, kiminle çalışacağının kapsamı, kimden süpervizyon alacağı gibi önemli konuları belirlemek mümkün. Kanıt yönünden, gönüllü beyanının imzalanmış olması gönüllü ile örgüt arasında herhangi bir hukuki vaka yaşandığında ele alınması gereken ilk belge olması nedeniyle önemlidir. Gönüllü beyanında, KVKK üzerinden dikkat edilmesi gereken konular yönünden aydınlatma onam formunun imzalatılması da aynı şekilde önerilir. Gönüllülük beyanı üzerinden, örgütün de her gönüllü kişiyi kapsamak zorunda olmadığını not düşelim. Gönüllü bile olsa, örgüt gönüllü çalışmak isteyen kişiye pekala ‘hayır’ deme hakkına sahiptir.
**** Gönüllülük her şeye deva mı, gönüllülerle çalışmak bu kadar kolay mı?
***** Gönüllü Programı Modülü
